Anayasa Mahkemesi’nin Balbay kararı uzun tutukluluğa ve seçilme hakkına bağlı olarak iki ihlâl belirlemişti.
Balbay’ın avukatları AYM kararlarının bağlayıcı olduğunu hatırlatan tahliye başvurularını yargılamayı gerçekleştiren yerel mahkemeye yaptılar.
Öğleden sonra savcının, mütalaasını tahliyeden yana verdiği haberi geldi.
Savcılık mütalaasının AYM kararını hayata geçirme isteğini destekler nitelikte olması yerel mahkemenin kararını kolaylaştıracaktı.
Nitekim tahliye kararı çıktı, Balbay özgürlüğüne kavuştu.
Ama gün boyu internette gezinen vatandaş yorumları alaycı sorular getiriyordu.
Halk haklı olarak hatırlatıyordu:
Bir gün bile çok
“Ergenekon savcıları 19 Mart 2013 günü okudukları son mütalaalarında Balbay için ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis’ istemişlerdi.
Aynı savcılar bugün tahliye istiyorsa.. Merakımızı mazur görün..” diye başlayıp şu soruyu soruyordu:
“Sekiz ayda ne değişti: Hangi anayasa maddesi değişti? Yasalar değişmediyse kimin talimatı değişti?”
AYM kararına bakarak Balbay’ı tahliye etmek bir mecburiyettir.
Aksi yönde bir davranış hukukçulara göre AYM kararını kasten uygulamamaktır.
Onun karşılığı da kamu görevinin kötüye kullanılması suçudur!
İstanbul Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Adem Sözüer, AYM kararının mahkemeler tarafından tartışılacak bir yönü bulunmadığını belirttikten sonra şöyle devam ediyor:
“Balbay’ın artık bir gün bile tutuklu kalması uzundur!”
Cezaevinde geçen bir günün bile çok olduğunu söyleyen bir hukukçu ve öbür yanda beş yılını anayasa gerektirmediği hâlde hapiste geçiren bir gazeteci milletvekili...
Kitapta özel bölüm
Prof. Erdoğan Teziç’in “Anayasa Hukuku” kitabı (16’ncı baskı sayfa 457) tutukluluğu esnasında seçilen milletvekilleri sorununu ayrıntılı biçimde işliyor.
“Seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır üyelik süresince zamanaşımı işlemez” deniliyor.
Bu uygulamanın dayandığı rahatlığın kaynağı ne?
Cevap: “Zira bunların seçimden önce Yüksek Seçim Kurulu’nca hukuken seçilmeye engel bir durumlarının olmadığı esasen tespit edilmiştir.”
Devamı: “Milletvekili seçilen kimse milli iradenin tercihi sonucu seçilmeye engel bir suçu ve kaçma şüphesi olmayan güvenilir biri olarak kabul edilmiştir.”
Gazeteci milletvekili hücrede, çareyi gösteren kitap raftaydı. Raftaki kitaba bakmamanın bedeli beş yıla yakın bir özgürlük kaybı oldu.
Adalet rafta bekledi
Haberin Devamı

