DEHAP'ın seçimden altı ay önce en az 41 ilde teşkilâtlanması gerekiyordu.
Bunu yapmadığı halde "yaptım" dedi ve 3 Kasım seçimlerine girdi.
Şimdi DEHAP'ın sahteciliğini belirleyen bir mahkûmiyet kararı var. Bu karar bugün Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nde ya bozulacak veya kesinleşecek.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Algan "Seçimin iptalini doğuracak bir karar kaos yaratır" diye bağırıyor. Tufan Algan hakimdir, bunu nasıl yapabiliyor?
Bir hakim, gerekçesi ne olursa olsun adaletsizliği savunur mu?
Haksızlıktan büyük kaos olur mu?
Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk "Seçimlerin iptilanin iktisadi ve siyasi açıdan olumsuz etkileri olacağı yorumları yargıcı bağlamaz. Yargıçların görevi yasaları uygulamaktır. Aksi takdirde yargıçlar siyaset yapmış, hükümet etmiş olurlar" dedi.
Çok haklı..
Bu da bir gasp
Yargıcın görevi memleketi kurtarmak değil, adaleti korumaktır. En ağır bunalımların temelinde yargının siyasallaşması vardır.
YSK, bir köy oy kullanmadı diye Siirt seçimini yeniden yaptırdı. Tayyip Erdoğan bu sayede milletvekili seçilip Başbakan oldu.
Bu adaletsizliği düzelten YSK, milli iradeye yönelik gasp suçu kesinleştiği takdirde nasıl seyirci kalabilir?
"Kaos olur" diyerek oyunu belli eden ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi'ni etkileyerek yönlendirmeye kalkışan YSK Başkanı yargıç, nasıl o makamda oturmaya devam edebiliyor?
Yargıtay 6. Dairesi, kapkaç suçunu "gasp" sayan içtihadın yaratıcısı olan dairedir.
Milli iradenin gasbına, baskı ve yönlendirme girişimlerinden etkilenerek boyun eğmez.
Kazadan korur
Kaldı ki DEHAP hakkındaki mahkûmiyet kararının onaylanması halinde seçimin iptali alternatifsiz bir mecburiyet de değil.
Niçin seçim iptal olsun?
İptal edilecek olan DEHAP'ın oylarıdır.
Yapılacak şey de bu partinin aldığı 2 milyona yakın oyun tenzil edilmesinden sonra geçerli oyların yeniden belirlenmesidir.
O takdirde ülke barajı değişecek ve DYP üçüncü parti olarak meclise girecektir.
Sahteciliğin yarattığı haksızlığın düzeltilmesinden kimse korkmamalıdır.
Çünkü DYP meclise girse bile AKP, tek başına güçlü bir iktidar olma özelliğini kaybetmeyecektir. Kaybedeceği tek şey, kendi başına Anayasa'yı değiştirme çoğunluğudur.
Geçerli oyların üçte birini alıp mecliste üçte iki çoğunluk elde etmesi zaten hak değildi.
Herkes rahat olsun.
Adaletten mazarrat doğmaz.
Anayasayı tek başına değiştirme imkânından yoksun kalmak, AKP'yi de hak etmediği gücü yanlış kullanmanın kazalarından, belâlarından koruyacaktır.
Adalet kaos yapmaz
DEHAP'ın seçimden altı ay önce en az 41 ilde teşkilâtlanması gerekiyordu. Bunu yapmadığı halde "yaptım" dedi ve 3 Kasım seçimlerine girdi
Haberin Devamı

