Adalet istiyoruz

Tecavüz mağduru kızın mektubu eminim sizin de kendinizi kötü hissetmenize sebep olmuştur

Haberin Devamı

Tecavüz mağduru kızın mektubu eminim sizin de kendinizi kötü hissetmenize sebep olmuştur.

Bugün 13 yaşında olan N. Ç. aralarında Kızıltepe Kaymakamlığı Yazı işleri Müdürü, bir yüzbaşı ve bir ilkokul müdür yardımcısı ile banka ve belediye memurları yanında birçok esnafın da yer aldığı 28 kişinin kendisine tecavüz ettiği şikâyeti ile Mardin Emniyeti'ne başvurmuş, olay toplumsal vicdanı nefretle ayağa kaldırmıştı.

12 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz etmekle suçlanan sanıklardan 23'ünü tutuklayan Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi, dördüncü duruşmada bütün sanıkları serbest bıraktı.

Tecavüzün fiziki ve ruhsal tahribatını yeni yeni atlatmaya başlamışken bu haberle yeniden yıkılan N.Ç. Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e "Ne olur suçluları cezalandırın" diye mektup yazdı.

Kötü işaretler var
Mektup, adaletten çok korunma istiyor. Çünkü zavallı kız korkuyor. Nasıl korkmasın; tecavüz sanıkları serbest bırakıldığı gibi -yüzbaşı hariç- tümü resmi görevlerine geri dönmüşlerdir.

Bu olay bile Silâhlı Kuvvetler dışındaki kamu kurumlarının ahlâki değerlere bağlılık konusundaki ilkesizliğini ve ilkelliğini gösteren utanç verici bir örnek değil mi?

Yargı sürecini etkileyen yayınlara yasalar izin vermiyor. Ama vicdanlar adalet yerini bulmayacak korkusuna düşünce susabilir mi?

"Türk Milleti adına" karar veren mahkemeleri, toplumsal vicdanın ışığından yoksun bırakmak adalete hizmet eder mi?

"Adaletsizliği engelleyecek gücümüzün olmadığı zamanlar olabilir ama itiraz etmeyi beceremeyeceğimiz bir zaman asla olmamalı!"

Medyanın yaptığı da Nobel Barış Ödülü sahibi Elie Wiesel'in çağrısına uymaktan başka bir şey değildir.

İki kadın olsaydı
12 yaşındaki bir kıza yönelik toplu tecavüz bizi ayağa kaldırmıyor ve toplumun intikam duygusunu tatmin edecek ibretli bir ceza görmüyorsa gelecekten ne bekleyebiliriz?

Sanıkların tahliye kararlarına, mahkemenin üç yargıcından kadın olanı itiraz etmiş. Acaba hakimlerin biri değil de ikisi kadın olsaydı farklı bir karar çıkar mıydı?

Küçük kentlerdeki şehir kulüpleri, "seçkin"leri yakınlaştırır. Acaba bu ilişkinin yarattığı baskı, adalet üstünde etki yaratmış mıdır? Bu tür davaların başka bir ilde görülmesi, mahkemeleri bu zararlı etkilere karşı korur mu? Bilmiyoruz.

Ama tecavüz kurbanı kızın yüreğine düşen korku ve o korkunun toplum vicdanında uyandırdığı tedirginlik bu ülkeye yakışmıyor.

Yargı bu ayıptan bizi kurtarsın!

DİĞER YENİ YAZILAR