Adalet için

Haberin Devamı

Mahkeme bir finaldir. Ama adaletinden kimsenin açıkça şüphesini ifade etmeyeceği bir mahkeme...

Silivri’deki özel yetkili mahkemenin verdiği kararlar tartışılıyor.

Dünkü gazeteler müebbet hapse mahkûm edilen eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un isyanını yansıtıyordu:

“Genelkurmay Başkanı’nı terör örgütü yöneticisi, tüm karargâhı terörist ilân edenlere soruyorum: Bu utanç Başbuğ’un mu, devletin mi?

Hakkında müebbet verilen Osman Yıldırım tahliye ediliyor, hukuk bunun neresinde?”

Bu soruya Türkiye’de cevap verecek en yetkili kişinin Prof. Sami Selçuk olduğunu düşünürüm.

Hem Yargıtay Başkanı makamına kadar yükselerek saygın ve yetkin bir meslek büyüğü olmuş hem bilimsel kapasitesini akademisyen olarak da kabul ettirmiştir.

‘Umuda kapılmayın’

Dün Cumhuriyet’e verdiği özel demeç, bu davayı siyasi çatışmalarının cephanesi yapmak niyetindeki çevreleri bile uyaracak açıklıkta idi.

Bir çoğumuz Yargıtay aşamasında sorunun çözüleceğini, çatışmanın biteceğini düşünüyor.

Bu ümidin gerçekleşmesi temyizden herkesi tatmin edecek bir kararın çıkmasına bağlıdır.

Prof. Sami Selçuk, bundan sonraki işleyişin en tecrübeli bileni olarak “umuda kapılmayın” uyarısı yapıyor.

Milyonlarca sayfalık Ergenekon dosyasının hukuksal olarak çözümlenmesinin insan beyninin gücünü aştığını belirterek karardan kuşkulu olduğunu söylüyor.

Peki Yargıtay aşamasında bu kuşku giderilemez mi?

Sami Selçuk güvence vermiyor bu konuda da:

“Fakültelerde öğrencilere okutulur ‘Bazı suçlar teşebbüse elverişli değildir’ diye. Bu da onlardan biri” diyor.

Adalet masumu sakınır

Eski Yargıtay Başkanı, kanıtların hukuka uygun olup olmadığının ayrı bir sorun yarattığını ifade ederek “Dosya Ceza Genel Kurulu’nun önüne getirilmeli. Ancak Yargıtay’ın bu konuda (yine de ) sağlıklı bir karar verme olanağı olmadığı kanaatindeyim” diye konuşuyor.

Dosyanın ancak genel kutuplaşmayı da ortadan kaldıracak bir afla temizlenebileceği hükmüne varıyor.

7 Ağustos’ta bu sütundaki yazı şu cümlelerle bitiyordu:

“Siyasi suçlarla sınırlı bir af çıkarmanın zamanı geldi görünüyor. İlâhi bir sel gibi süpürüp götürsün ortalığı..”

Adalet masumu sakınır. Kamu vicdanı bu davada suçlulardan önce mağdurları bulmak, ayırmak istiyor!

Sınırlı bir siyasi af bu amacı kolaylaştırır!

DİĞER YENİ YAZILAR