Sizler de kendinizi sürekli hakarete uğruyor hissetmiyor musunuz?
Türkiye’nin sorunları var.
Bu sorunlar çözülebilir ama biz kördüğüm haline getiriyoruz.
Hasım saydığımız kurumları kişileri lekeliyor, töhmet altına sokuyoruz.
Halkı kandırarak kendi tarafına çevirenin galip geldiği bir düzende adalet üretemezsiniz.
Çünkü halk akılla değil duyguyla karar verir. Bu zaaf da kitleyi psikolojik savaşın hedefi haline getirir.
Ülke fesat ve fitnenin av sahası olur komplocuların cenneti olur.
Dört aydan beri bir darbe belgesi ile meşgul ediliyor ülke.
İktidara ve bir cemaate komplo kurgulayan bu belgenin aslı bulunmadığı için Genelkurmay Başkanı tarafından “kâğıt parçası” diye nitelenmiş ve küllenmişti. Fakat üç gün önce manşetlerde yeniden harlamıştır.
O belgenin aslını, ordu içindeki bir cuntayı deşifre eden ihbar mektubu ekinde bir subayın savcılığa gönderdiği öne sürülüyor.
Neden şimdi?.
Böyle bir subay gerçekten var mı? Bilmiyoruz.
Kimse kimseye güvenemiyor artık. İhbarcı subay sahnenin önünde görünene kadar kimse söylenenlere emin olamayacaktır.
Çünkü tam ve açık gerçek halkın önüne konulmuyor. Albay Dursun Çiçek’in hazırladığı öne sürülen belgenin aslı bulunamadığı için yaz aylarındaki iddia çökmüştü.
Orijinal belge madem ki elindeydi, ihbarcı subay niçin onu Genelkurmay Başkanı’nın “kâğıt parçası” sözü üzerine hemen savcılara ulaştırmadı da aylarca bekledi?
“Halkın Kürt açılımına yönelik tepkisini başka bir yöne çevirmek için yaptılar bunu” diyenleri suçlayamayız.
Tabii şunu da unutmamak lâzım:
Belgenin kendisinden kaynaklanan vahamet, onun hangi kötü amaçlar için kullanıldığı merakını teferruat durumuna düşürüyor.
Şu anda önem ve önceliği yüksek sorun gönderilen belge gerçek midir, Genelkurmay karargâhı içinde iddia edildiği gibi bir cunta var mıdır, varsa eni boyu nedir?
Bunlar yeni komplolara meydan vermeden açığa çıkarılmalıdır.
Başbakan Yardımcısı Arınç dün “Ben olsaydım” diye başlayarak Genelkurmay Başkanı’na yol gösteriyordu:
“Derhal o kişiyi (Albay Dursun Çiçek) görevden alırdım. Açığa alırdım. En azından soruşturma neticelenene kadar göreviyle ilişkisini keserdim..”
Bu aklı Bülent Arınç, Deniz Feneri rezaletini temizleyecek adaletin yolunu açmak için, Zahid Akman’ı RTÜK Başkanlığı’ndan indirmek için kullanmadı ama olsun;
Orgeneral Başbuğ, Arınç’ın önerisini yine de yabana atmasın!
Adalet... Hemen...
Haberin Devamı

