Adalete güven duygusunu yeniden ayağa kaldırmak önemlidir ve yargı, bazı işadamlarının hakim ve savcılara rüşvet verdikleri iddiasıyla başlatılan soruşturmayı en kısa zamanda sonuçlandırmak borcu altındadır.
Neşter-2 operasyonu kapsamında oluşturulan dosyalar Yargıtay'a teslim edilmiş durumda. 11 hakimin olaylara adlarının karıştığı haberi Anadolu Ajansı bültenlerine dahi girdi.
ATV'nin "Ankara'da Sabah" programına katılan Yargıtay Başkanı Özkaya, dosyaların gelmesi ardından Başkanlık Kurulu'nun hemen toplandığını ve bir üyeyi raportör olarak tayin ettiklerini belirterek "Şimdi raporun hazırlanıp sunulmasını bekliyoruz" dedi.
Mesleğin üzerine titreyen binlerce onurlu hakimin, yanıbaşlarında yolsuzluk yapan insanlar görmek istemediğini söyleyen Yargıtay Başkanı kamuoyunda derinleştirilen şüphelere rağmen şu güvenceyi verdi:
"Böyle biri varsa aramızdan silmek isteriz. Meslek dayanışması içinde aklama gibi bir tavrı tanımıyorum."
Ne derlerse desinler
Peki ne olacak? Karar alınabilecek mi?
Yargıtay Başkanı, Adalet Bakanı'nın tavrı nedeniyle ortaya çıkan sorunların büyük zorluk oluşturduğunu söyledi:
"Hazırlık soruşturması gizlidir. Savcının daha iddianamesini dahi hazırlamadığı bir aşamada bazı kişileri suçlu göstermek fevkalâde yanlış oldu. Kamuoyu şartlanmış durumda. Karar şu yönde verilse 'kamuoyu baskısı' denecek, diğer yönde bir karar alınsa 'meslek dayanışması' denecek.."
Evet, büyük yanlışlar yapılmıştır. Bu yanlışların tahribatını gidermek uğruna elbette adalet kurban edilmemelidir. Ama suçlu varsa, hiçbir komplekse kapılmadan bunlar bulunup ayıklanmalı, cezalarını görmelidir.
Yargıtay, deliller sağlam mı, tabii bakmalı ama suçlanan yargıçlar, yargıç olmaya lâyık mı; asıl ona bakmalı.
Kararını da jüri gibi vermeli.. Yani kitaba değil, kalbinin, vicdanının sesine bakmalı..
Ve bunu en kısa zamanda yapmalı..
Bu fırsat kaçmasın
Halkın güvenine sahip olmayan bir yargı, özlediğimiz temizliğe ülkeyi kavuşturamaz. Yargıtay Başkanı Özkaya "Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması ile yargı bağımsızlığı arasında ilişki kurmak çelişkidir; bu, işi savsaklamaktan ibarettir" dedi.
Doğru.. Çünkü milletvekili seçilmeye engel suçlarla itham edilen milletvekillerine dahi dokunulamıyor Türkiye'de.
Başkan Özkaya hiç değilse "Dokunulmazlık devam etsin ancak soruşturma yapılabilsin ve deliller kaybolmasın" diyor..
Siyasetçiler, bu kadarına bile razı değiller. Çare yargının "İşte kendi içimi temizledim" diye ortaya çıkacağı kırılma noktasına bir an önce gelmesidir.
Gerçekçi olmak lâzım.
Yargıtay Başkanı "İkisi arasında ilişki yok" diyor ama halkın önemli bir kesimi "Bu yargıya güvenerek dokunulmazlık zırhını terkedemeyiz" diyen milletvekillerine hak veriyor.
Adalet, bu bahaneyi ortadan kaldırmanın yolunu mutlaka bulmalıdır.
Adalet.. Hemen..
Dış politika ağırlıklı gelişmeler yargıda rüşvet tartışmalarını dikkatlerden uzaklaştırdı.
Haberin Devamı

