Adalet feryatları

Haberin Devamı

Ergenekon davasının dünkü duruşması, adaletin devlet için taşıdığı değeri bilenlere elem verici bir tecrübe oldu!

Bir mahkeme düşünün ki sanıkları avukatları, izleyicileri “adalet istiyoruz” diye bağırsın, özel giysili güvenlik güçleri düzeni sağlayacağız diye önlerine gelene biber gazı ve basınçlı su sıksın...

Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ CHP milletvekilleri Prof. Haberal ve yazar Balbay’ın da aralarında bulunduğu 66’sı tutuklu 275 sanığın yargılandığı mahkemede dün savcının esas hakkındaki mütâlaasını açıklaması bekleniyordu.

Savcı verdiği bir demeçte, o aşamaya bir yıllık çalışma sonunda ulaşılacağı tahmininde bulunmuşken bir ay içinde varılınca, davayı ve mahkemeyi karartan şüpheler yoğunlaşmış, duruşma bu şüphelerin tahrik ettiği gerginlik ortamında başlamıştır.

Ergenekon’a bir siyasi dava olarak bakılıyor. Öyle bir dava ki, geçmişin tüm kirli eylemlerini, ilişkilerini içine atabileceğiniz bir çuval...

Böyle dava, böyle mahkeme olur mu?

Buradan adalet çıkar mı?

İktidar özel yetkili mahkemelerin varlığına son verdi. Şart şu:

Bu mahkemeler ellerindeki davaları sonuçlandırana kadar yaşayacaklar.

Eğer bu mahkemeler kapatılmak zorundaysa, yargıladığınız insanların günahı ne?

Kötü niyet varsa bu mahkeme bitmez. Her defa yeni bir suçlamaya bağlı yeni bir iddianame getirilir, uzar gider.

Nitekim dün filmi kopartan sebep benzer bir durumdu.

Mahkeme Başkanı Ergenekon ile birleştirilen bir davanın iddianamesini okutmaya kalkınca ortalık karışmış, utanç verici sahneler yaşanmıştır.

Ergenekon ciddi bir iddia.

Ama yargılamanın adil bir mahkemede yapıldığına dair inanç kamu vicdanında oluşmamıştır.

Siyaset görevini yapmalı, adaleti aramalıdır.

“Böyle mahkeme olmaz” diye özel yetkili mahkemelere son veren Millet Meclisi, o mahkemelere terk ettiği vatandaşlarına karşı borçludur, sorumludur.

Haksızlığa ve hukuksuzluğa tepkinin yansıması olan dünkü görüntüler, devletin beka sorunu ile yüzleşeceği bir kıyamet gününe doğru şuursuzca koştuğumuzu gösteriyor.

İntikama alet edilmiş mahkemelerden herkes korkmalıdır!

Gol olana kadar...

Adalet için ayağa kalkanlar hızla ve devamlı olarak artıyor.

Mısır Çarşısı davasında üç kez beraat etmesine rağmen müebbet hapis istemiyle yeniden yargılanmaya başlayan sosyolog Pınar Selek dünkü duruşmaya katılmadı.

Türkiye’ye gelmeye korkuyor çünkü.

Korkmakta da hakkı var.

Çünkü kendisini masa başında yenilmeye mahkûm edilmiş bir takımın kalecisine benzetiyor olmalıdır.

Pınar Selek’in penaltıyı kurtarması işe yaramıyor.

Üç kere kurtardı, yine yaramadı işte.

Belli ki hakem gol olana kadar atışı tekrarlatacak!

DİĞER YENİ YAZILAR