Acil servis

Haberin Devamı

Laik niteliğini kaybeden bir rejimin asla demokrasi olamayacağını ilk gazeteciler anlar.

Din üstünden siyaset yapanlar muhaliflerini “Allah’la karşı karşıya getirme” kurnazlığı içinde davranırlar hep.

Türban tartışması nedeniyle yazdıklarımıza katılan var, katılmayan var. Ama katılmayanların bir kesimi, dinin temiz özüne saygısızlık pahasına küfür ve tehdide başvurmaktan sakınmıyorlar.

Kurmaya çalıştıkları baskının mesajı, sanki onlara karşı gelmek Allah’a karşı gelmektir!

Oysa olay dinle değil, özgürlüklerle ilgili. Anayasa Mahkemesi’nin koyduğu yasak, türbanı laiklikle bağlantılı gördüğü içindir.

Türbanı serbest bırakan bir üniversitede laik eğitim yapılamayacağı içindir.

Yasağın gerekliliğini savunanlara yönelik tehditkâr saldırılar, kışkırtıcı odakların “isteyen taksın” demeye razı olmayacaklarını gösteriyor.

Korkulan olursa, yani yasağın kalkmasndan sonra “takmamak yasak” terörü esmeye başlarsa ne olacak?

Tedbirsiz hamle...

İktidar yasağı kaldırmak için harekete geçmeden önce, böyle bir tehlike var mı; dürüstçe ve cesaretle onu aramalıydı.

Değişimleri ön safta yaşamanın ayrıcalığı ile tehlikeyi herkesten önce hisseden bir mesleğin mensubu olarak bu ihtiyacı duyuyor ve uyarıyorum.

Başbakan türban yasağını kaldırma hamlesine bu araştırmayı yapmadan, tedbirsiz biçimde girişmiştir.

Onun gözünü kararttığını fark etmek MHP’yi de etkilemiştir.

Başbakan türban “simge” bile sayılsa üniversitedeki yasağı kaldıracağını ve bunu anayasa ile yapacağını açıklayınca MHP zor bir kavşağa geldi.

Muhalefet edip oy kaybedecek yerde “türban yasağını kaldırmanın çabasına katılarak getireceği siyasi menfaate ortak olalım” dediler.

Nitekim dün MHP lideri Bahçeli, türban yasağı kalkarsa AKP’nin değil MHP’nin başarısı olacağını iddia ediyordu:

“Sayın Başbakan’ın ve partisinin başörtüsü meselesini çözmek gibi bir niyetinin olmadığı beş yıllık icraatıyla sabittir!”

Devlet adamı gibi

Siz bakmayın bu lâflara; Bahçeli türbanın getireceği kârdan payına düşeni artırmak için böyle konuşuyor.

Yaptıkları teklifi bazı otoritelerin yeterli bulmaması önemli değildir. Burada önemli olan MHP’nin, Abdullah Gül’ü Çankaya’ya çıkaran eyleme sağladığı “acil servis”i şimdi türban için de vermeye hazır olduğunu belli etmesidir.

Büyük ihtimalle AKP ve MHP’nin temsilcileri, açık kapı bırakmayan bir formül bulmak için bir araya gelip çalışacaklardır.

Dileğimiz bu görevi yerine getirirlerken Türkiye’ye nasıl bir gelecek hazırladıklarını bilerek davranmalarıdır.

Gelecek seçimi düşünen siyasetçiler olarak değil, gelecek nesilleri düşünen devlet adamları gibi...

DİĞER YENİ YAZILAR