Acıklı komedi

Yüce Divan Cumhurbaşkanı'nı bakanları ve yüksek yargı mensuplarını yargılayan mahkemedir. Kararları kesin olan 1 numaralı mahkemedir.Böyle bir mahkemeden "devlet sırrı" gerekçesiyle bilgi esirgemek, dünyada benzeri az görülecek bir acıklı komedidir...

Haberin Devamı

Yüce Divan Cumhurbaşkanı'nı bakanları ve yüksek yargı mensuplarını yargılayan mahkemedir.

Kararları kesin olan 1 numaralı mahkemedir.
Böyle bir mahkemeden "devlet sırrı" gerekçesiyle bilgi esirgemek, dünyada benzeri az görülecek bir acıklı komedidir.

Dün eski Enerji Bakanlarının yargılandığı davada BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım tanık olarak Yüce Divan'ın huzuruna çıktı.

Temyizi olmayan bu yüksek mahkemenin karar verebilmek için bütün gerçeği bilmeye ihtiyacı vardır. Ama BOTAŞ Genel Müdürü, heyetin fiyat ve öteki kontrat şartları hakkındaki sorularını cevapladığı takdirde "devlet sırrını açığa vurma fiilini işleyeceği uyarısında bulundu.

Yüce Divan bunun üzerine fiyatın "yüksek, düşük, uygun" nitelemeleri ile ifade edilmesini yeterli görerek rakam istemedi ve "devlet sırrı"na saygı göstermiş oldu.

Oysa bütün gerçeği kavrayan adil bir karar, ne olursa olsun hiçbir sebebe feda edilmemelidir. Ticari bir kararın yerinde olup olmadığı ancak rakamsal olarak ölçülebilir.

Bir malın fiyatı kime göre yüksek, kime göre uygundur? Dört ay önce Ukrayna Rusya'ya kazan kaldırana kadar bizim siyasetçilerimiz halkımızı "çok uygun" fiyatla doğalgaz aldığımıza inandırmıştı. Ukrayna'nın çıkardığı kavga, fiyatı sır sayan sözleşme maddesinin maskaralığını gözler önüne serdi.

O kavga sayesinde en büyük kazığı Türkiye'nin yediğini öğrendik.

Ruslar, gazı siyasi tercihlerine göre fiyatlandırmışlar ve gizlilik anlaşmasıyla bütün müşterilerini kandırmışlar. Bizi de yediğimiz kazığın sırrına muhafız dikmişler. Ne komik!

Oyun açığa çıkmıştır. Yüce Divan, bizimkilerden bilgi alamıyorsa Türkmenistan Devlet Başkanı'nın Nevruz konuşmasının metnini resmen isteyerek gerçeğe ulaşabilir. Diyor ki Türkmenbaşı:

"Türkmen doğalgazını ben Türkiye'ye daha ucuza verecektim ama maalesef şimdi Türkiye diğer ülkelerden daha pahalıya alıyor!"

Ama bizce en doğrusu, yüksek mahkemenin gerekirse "gizli celse" karan alarak kazığın hesabını kuruş kuruş, santim santim sormasıdır.

Çünkü devletin Yüce Divan'dan saklanacak sırrı olamaz! Olmamalı!

Doğa hep susmaz!
Doğayı en akıllı yaratık olan insan tahrip ediyor.

Bunu refahı ve mutluluğu için yaptı. Ama aklını yetirmemişse bundan sonra bütün çabasını sanayinin tahripkârlığına karşı yaşamı savunmak için kullanmak zorundadır.

Doğa tecavüze uğradığında "imdat" diye bağıramıyor. Savunma görevini bizlerin üstlenmesi gerekiyor ama ne gezer!

Tuzla'daki zehirli variller cinayeti, bu alandaki gafletimizin ibretli ifadesidir.

O varilleri toprağa gömen üç şüpheli, bununla ilgili yasa maddesi 12 Ekim'de yürürlüğe gireceği için serbest bırakıldı.

Savcı "Dağ fare doğurdu" demiş.. Keşke o kadarla kalsa.

Çaresizlik yıkım doğuruyor. Zehirli atıklara karşı savunmasız bir vatanın tepkisi olmaz mı vatandaşına?

TEMA Vakfı'nın kurucusu Karaca'nın şu sözü cevaptır:

"1996 yılında 7 vatandaştan biri açtı. Bugün 5 vatandaştan biri aç!"

DİĞER YENİ YAZILAR