Acı sucuk!

"İllâki" şarkısının eşliğinde yapılan reklâmın çocuklarında sucuk yeme isteği uyandırdığını ama gelir darlığı nedeniyle alamadıklarını belirten ailelerden Reklâm Özdenetim Kurulu'na 500'ü aşkın başvuru geldi

Haberin Devamı

Pınar Et, satışlarını artıran başarılı bir reklâm filminin getirilerini feda etmek zorunda kaldı.

Çünkü "İllâki" şarkısının eşliğinde yapılan reklâmın çocuklarında sucuk yeme isteği uyandırdığını ama gelir darlığı nedeniyle alamadıklarını belirten ailelerden Reklâm Özdenetim Kurulu'na 500'ü aşkın başvuru geldi.

Çoğunluk annelerdi ve çocuklarını korumak adına önerdikleri çare bu reklâmın yayından kaldırılması idi.

Fakat incelemeler, reklâmın uluslararası normlara aykırılık taşımadığını, tam tersine kaliteli bir ürünün satışlarını katlayan bir reklâmcılık başarısı bulunduğunu ortaya koydu.

Başarı ceza mı görmeliydi?

Sonuçta soruna Pınar yöneticileri bir çözüm buldu. Bu ne yazık ki ticari başarı hedefini sosyal sorumluluk bilinci ile feda eden acılı bir çözüm oldu.

Çocuklar görüp de imrenmesin diye sucuk reklâmının saat 22'den sonra, yani çocukların uyuduğu gece kuşağında yayına konulmasına karar verildi.

150 milyar $ faiz
Çağdaş uygarlığı aşma azmine sahip insanlar tarafından kurtarılan bu millet seksen yıl sonra çocuklarına yediremediği sucuğun TV camına yansıyan görüntülerine sansür uygulamak zorunda kalıyor.

İnsana "Bugünleri de mi görecektik" dedirten hazin bir yenilgi tablosu..

Bu felâketi bilgisiz, basiretsiz, kirlenmiş, yozlaşmış siyasetçiler hazırlamıştır.

Türkiye'nin 200 milyar dolar iç ve dış borcu birikti.

Bu ülke son 22 yılda iç borçlara 183 milyar dolar, dış borçlara 32 milyar dolar faiz ödedi.

Geçen dönemin Meclis KİT Komisyonu Başkanı Birkan Erdal "Daha İyi Bir Türkiye" adlı kitabında şu tespiti yapıyor:

"Şayet iç borçlara dünya standartlarında faiz ödeseydik, ödenmesi gereken faiz 25-30 milyar dolar olacaktı. Yani iç borçlara 150 milyar dolar fazladan faiz ödendi.."

Hedefi şaşırmayın
Bu paralar, çocuğuna bir dilim sucuk veremeyen annelerin ahını taşıyor. 3 Kasım'daki siyasi tasfiyeyi, utançla köpürmüş bu öfke gerçekleştirdi..

Yirmi beş yıldır süren yüksek enflasyonun siyasi suçluları yok edildi ama yarattığı sosyal yıkımın mağdurları bedel ödemeye örnek bir sabırla devam ediyorlar.

AKP önderleri, devraldıkları sorumluluğun tarihi önemini, attıkları her adımda hatırlamalıdırlar. "Değiştik" dedikleri için seçildiler.

"Değiştik" sözü, rejimin laik ve demokratik karakterine zarar vermeyecekleri taahhüdünü de içeriyor.

Bu taahhüde uydukları takdirde iktidarın sistemi sorgulamak ve çağdaş modellerle yenilemek alanında atacağı adımlar başanya ulaşacaktır.

Gıda reklâmlarının çocukların uyanık olduğu saatlerde yapılabildiği bir Türkiye'yi geri getirme hedefi, her şeyin önüne konulmalı..

DİĞER YENİ YAZILAR