AKP'nin Siyaset Akademisi dün ilk mezunlarını verdi. Bundan böyle partinin sırtı yere gelmez!
Törende Başbakan Erdoğan "Yolsuzlukların kovanına çomağı sokmuş durumdayız" diye yiğitliklerini parlatırken acı bir itirafta bulundu:
"İmar Bankası olayını hep birlikte gördük. BDDK bize '600-700 milyon dolarlık bir risk var' diyordu. Ne zaman ki el konuldu, rakam 6,5 milyar dolar..."
Bu samimi itiraf, acaba şu pişmanlığı da açığa vuruyor mu?
"Gerçek faturayı bilseydik çomağı kovana sokmazdık!"
Yani AKP hükümeti, ucuza geleceğini sandığı kahramanlık için on kat pahalı fatura ödemeye, saflığı ve acemiliği nedeniyle mahkûm olmuş bir mağdur..
İşte size Siyaset Akademisi için 6,5 milyar dolarlık bir ders!
Bu dersten çıkan hayırlı sonuç şudur:
Başbakan önümüzdeki temmuz ayından sonra, hiçbir banka hesabında Hazine garantisi olmayacağını söyledi.
Doğrusu budur. Ama Akademi'de kimsenin aklına şu soruyu sormak gelmedi:
"Soyulan paraları devlet hazinesinden, yani halkın cebinden ödemek madem ki yanlıştır, haksızlıktır, o halde niçin hükümetiniz 50 milyar liralık devlet güvencesini son gün sınırsız hale getirdi?"
Bunu herkes merak ediyor.
Çünkü iktidar, hazine bonosu borcunu ve off- shore'dan mevduata çevrilen alacakları "devleti, halkı düşünerek ödemiyorum" diyor ama, hiç sorumluluğu yokken 50 milyar ile 27 trilyon lira arasında hesabı bulunan 31 bin 444 para babasına katrilyonlar ödemeye razı oluyor. Neden?
Dün diplomalar alındığı halde bu sorunun cevabı alınamadı. Çünkü sorulmadı, sorulamadı.
Akademi bitiren yeni siyasetçiler risk hesabı yapmakta hükümetten daha uyanık çıktılar.
Alacakları cevabı tahmin ettiler:
"İyi niyetli değilsin.. Edepsizlik etme.. Zaten ağzın da leş gibi içki kokuyor!"
Samimiyet eksiği
Yeni yıla aktardığımız gerilimi gidermek zorundayız.
2004'ün hedeflerine böyle yürüyemeyiz. Atatürk, ordu ve laiklik karşıtı mesajlar, Milli Görüş partisi SP'den değil de "Milli Görüş gömleğini çıkardık" diyen ve "muhafazakâr demokrat" olduğunu söyleyen AKP'den çıktı.
Başbakan, medyayı hükümetle ordunun arasını açmakla suçlayarak yanlış teşhis koydu. İktidarın yanlışlarını sansür ederek halktan saklamak medya için misyon değil, olsa olsa mesleğe ihanet ölçeğinde suiistimal olur.
Suçluyu AKP kendi içinde aramalı, gerilimi gidermek istiyorsa bedelini ödemelidir.
Meclisten Atatürk'ün mareşal üniformalı resminin kaldınlmasını isteyen AKP'li milletvekili Kutlu için parti yöneticileri ne diyor?
"Ne yeri, ne zamanı idi, hata yaptı.."
Meclis Başkanı Arınç'ın tepkisi de aynı:
"Uçuk kaçık, faydasız, anlamsız.."
"Saygısız ve haksız" demedi hiçbiri, "Edepsizlik etmiş, nankörlük etmiş" demedi.
Tavşana kaç, tazıya tut siyaseti, muhafazakâr demokratlık mı oluyor!
Acemi kahraman
AKP'nin Siyaset Akademisi dün ilk mezunlarını verdi. Bundan böyle partinin sırtı yere gelmez
Haberin Devamı

