Acele bize yarar

Denktaş, BM Genel Sekreteri Annan'ın 10 Şubat çağrısına çok anlamlı (!) bir cevap verdi

Haberin Devamı

Denktaş, BM Genel Sekreteri Annan'ın 10 Şubat çağrısına çok anlamlı (!) bir cevap verdi.

"Bu, dayatmanın daniskasıdır. İki ayağımızı bir pabuca koyuyorlar.."

Rauf Denktaş otuz yıldır pabuçsuz mu geziyor?

Evet, BM Genel Sekreteri acele ediyor.

Ama bu acele bizim çıkarımıza değil mi?

Ortada, Kıbrıs Rum kesiminin AB'ye tam üye olarak gireceği mayıs ayına kadar çözüme varılmasını gözeten bir takvim var:

1. Çözüm planı 25 Mart'a kadar sonuçlandırılacak. Tarafların uzlaşma sağlayamadıkları sorunların yarattığı boşlukları BM Genel Sekreteri dolduracak.

2. Bu son metin 21 Nisan'da Kıbrıs'ın iki tarafında halk oyuna sunulacak.

Genel Sekreter Annan 10 Şubat'ta New York'a çağırdığı taraflara "Bu şartları önceden kabul ediyorsanız gelin" dedi.

Rumları rahatlattı..
Amerika ziyaretinde Başbakan Erdoğan'ın "Her aşamada Rumlardan bir adım önde olacağız" sözü üzerine köşeye sıkışan Rum-Yunan tarafına Denktaş'ın çıkışı ilâç gibi geldi.

Tayyip Erdoğan'ın taahhüdünden sonra "oyun bozan olan taraf Rumlardır" suçlamasına hedef olmaktan korkan ama Denktaş'ın sahneye çıkması ile bu tehlikenin savuşturulacağı ümidini besleyen Kıbrıs Rum ve Yunan hükümetleri uzlaşmacı bir havaya giriverdi.

Nasıl olsa kendilerinin istemedikleri şartlara "hayır" diyecek biri var!

Plandaki boşlukları Genel Sekreter Annan'ın doldurulmasına kendileri de karşı oldukları halde bu yüzden seslerini yükseltmiyorlar.

Oysa Annan'ın sıkıştırılmış takvimine Rumların karşı çıkması için daha fazla neden vardır.

1 Mayıs'tan önce varılacak çözüm Rumların değil Türk tarafının yararınadır. Çünkü Kıbrıs Rumları AB'ye girdikten sonra Türkiye, Annan planı şartlarına dayalı bir uzlaşmayı mumla arayacaktır.

İnşallah taktiktir..
Annan Planı'nın nihai kabulü, Kıbrıs'ın iki tarafında yapılacak referandumlara bağlı olacaktır. Planın son şeklini alacağı tarih ile referandum tarihi arasında dört haftaya yakın zaman var.

"Hakkaniyete dayanmayan bir plan halktan destek almaz. Halkıma bunu anlatırım ve reddini sağlarım" demek Denktaş'a yetmiyor mu?

Korkarız ki yetmiyor.

Denktaş, halkının güvenine eskisi kadar sahip olmadığını son seçimde farketmiştir. Bu duygu, iki ayağı bir pabuca koyan acelenin bize yarayacağı gerçeğini algılamasına mani oluyor.

Şu andaki niyeti New York'a gitmek fakat acele çözümü reddetmektir.

Denktaş gibi tecrübeli bir liderin halkının ve anavatanın çıkarlarına zarar verecek bir inada tutsak düşebileceğine inanmak bize zor geliyor.

Acaba çözüm vaktinin çoktan geldiği gerçeğini gördüğü halde bunu belli etmiyor ve sırf son pazarlıktaki şansını artırmak için taktik mi uyguluyor? Umarız öyledir.

Kıbrıs Türkü'nün ve Türkiye'nin AB rüyası keşke bu kadar çürük bir ipe bağlı olmasaydı..

DİĞER YENİ YAZILAR