Yargıtay Ceza Genel Kurulu laikliğe karşı söylemlerin şiddet çağrısı içermedikçe cezalandırılmayacağına karar verdi.
Bu cesur bir karardır.
İlk bakışta ve ilke temelinde ikna edici görünen gerekçelere dayanmaktadır.
Meselâ nedir bunlar:
Düşünce şok edici olsa bile korunmalıdır..
Yönetenlerce önerilen kuralların her zaman kamu düzeni kavramıyla bire bir örtüşeceği yanlışına düşülmemelidir..
Toplum tarafından zayıflatılamaz düzeyde benimsenmiş olan laiklik, kahir çoğunluğun sahiplenmesine emanet edilmiştir.
Ama ilkeler her toplumun kendine özgü şartlarından etkilenmek zorundadır. Neden?
Çünkü devletin birincil görevi kamu düzenini korumak, demokratik hak ve özgürlüklerin, yine bu değerleri kötüye kullanan güçler tarafından yok edilmesini önlemektir.
İnşallah.. Maşallah..
Rejime yönelik tehditlere ceza yaptırımı öngören 312. madde benzeri önlemler örnek aldığımız AB ülkelerinde yok mu; var.. Çünkü faşizm ve ırk ayrımının yaşattığı yıkım ve felâketler onlar için bir daha asla hortlamasına izin verilmemesi gereken tehlikedir.
Tehdit anlamında faşizm ve nazizm Avrupa için ne ise, laik düzeni yıkmaya yönelik eylemler de Türkiye için odur.
Acaba Türkiye'de laiklik, sadece toplumun sahiplenmesiyle kendini koruyacak kadar güçlü hale gelmiş midir?
CHP lideri Baykal dün Yargıtay kararının bir umudu yansıttığını belirterek şöyle dedi:
"Yargıtay kendi sorumluluğu içinde bu kararı almıştır. Hep beraber yaşayacağız. Bunun haklı ve doğru çıkması en büyük temennimizdir.."
Neler yaşayacağımızı bilmiyoruz ama yaşadıklarımız, bu güven duygusu ile tedbirde kusur alanına girip girmediğimiz konusunda ciddi olarak düşünmeyi gerektiriyor.
"Karşı oy" yazıları yabana atılamaz:
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki başkaldırıları unutsak bile yakın geçmişte sırf laik cumhuriyeti savundukları için katledilen onlarca aydını, Sivas'taki Madımak katliamını, Hizbullah'ın mezar evlerini, İstanbul'da El Kaide güdümlü canlı bombaların yarattığı vahşetin kurbanlarını unutabilir miyiz?
Hukuk yolu tükenmez
Laiklik karşıtı tahrikçi düşüncelerin suç olduğu bir ortamda yaşadığımız o felâketlere karşı toplum, devletin koruması olmadan şimdi kendini nasıl savunacak?
Dışardan "Ilımlı İslâm Cumhuriyeti" itelemeleri gelirken, içerde yargı, üniversiteler ve RTÜK kuşatılmaya çalışılırken ve ana muhalefet partisi kendi içindeki iktidar kavgaları ile tükenirken kim yapacak bunu?
Umut yine yargıdır.. Hukuk yolu hiç bir zaman tükenmez. Demokrasi ve laiklik, güvenliği düşmanlarının merhametine terk edilemeyecek kadar vazgeçilmez değerlerdir.
Karar, 86 üyeli Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda 27 üyenin katıldığı bir toplantıda 13'e karşı 14 oyla kabul edilmiştir.
Bu liberal kararın kötüye kullanılması halinde Yargıtay, çok daha geniş bir katılımla gerekli olan yeni bir kararı mutlaka alacaktır.
Acaba uçtuk mu?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu laikliğe karşı söylemlerin şiddet çağrısı içermedikçe cezalandırılmayacağına karar verdi
Haberin Devamı

