ABD sınavda

PKK terör örgütü, altı yıl önce ilân ettikleri ateşkesi sona erdirdiğini bildirdi. Örgüt bu açıklamayı, Amerika'nın işgali altında bulunan Irak'ın kuzeyinde kurulu bir terör kampında yaptı

Haberin Devamı

PKK terör örgütü, altı yıl önce ilân ettikleri ateşkesi sona erdirdiğini bildirdi. Örgüt bu açıklamayı, Amerika'nın işgali altında bulunan Irak'ın kuzeyinde kurulu bir terör kampında yaptı. Sözcülüğü de örgütün yeni başı Zübeyir Aydar üstlendi. Kimdir bu Zübeyir Aydar?

1991'de SHP'nin koltuğu altında meclise giren, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü koruyacağına namusu ve şerefi üzerine and içen bir eski HEP'li milletvekili..

Yani "koynumuzda ne yılanlar beslemişiz" dedirtecek bir ibret öyküsü.. İhanet bu kadarla kalsa iyi. Asıl mesele Amerika'nın Türkiye ile ittifak ilişkilerine ve terörle mücadele davasına ne ölçüde bağlı kalacağı sorusunda düğümleniyor.

PKK Apo'nun yakalanması ile çöküp dağılma sürecine girmiş, sahte ateşkes perdesi altında Irak'ta kısmi bir toparlanma yaşamış, bu çabaları destek de görmüştür.

PKK tehdidinin önemli bir anlamı olamaz. Çünkü bölücü örgüt en büyük acılan Kürt vatandaşlara çektirmiştir. Öte yanda teröre bahane olarak kullanılan kültürel haklar konusunda ciddi adımlar atılmıştır. Örgüt bölge halkı üstünde eskisi gibi sadist baskılar yapma imkânı bulamayacağı için taban yaratamayacaktır.

Yeter ki güvenlik güçleri bu yenilmiş düşmanı küçümsemesin..

Asıl sorun ABD'nin izleyeceği politikadır. KONTRA-GEL adını alan örgüt bu tehdidi ile ABD'yi daha fazla kaçamayacağı bir samimiyet sınavına sokmuştur.

Amerika Irak'ta İslâmi terör kamplarını bombalarken PKK ile diyalog kurmuş, suçüstü belgeleri karşısında bunu itiraf da etmiştir. Önceki gün ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir açıklama geldi: "Adını değiştiren PKK teröre hiçbir zaman son vermedi. Ateşkes açıklamasının da bir anlamı yoktu. Amacımız PKK'nın Irak'ın kuzeyinden tasfiyesidir!"

Bu lâflara artık karnımız tok. Çünkü PKK yıllardan beri ABD'nin terör listesindedir. Buna rağmen Amerika'nın işgal otoritesi olduğu topraklardan Türkiye'ye tehdit savurma cüreti gösterebiliyor.

Bu ay İstanbul'da toplanacak NATO zirvesinde Türkiye Amerika'dan ya sözünü hemen yerine getirmesini veya bu tehdidi ortadan kaldırmak üzere Türk askerinin Irak'ta operasyon yapmasına izin verilmesini istemelidir.

Aksi halde Amerika'nın PKK'yı Türkiye'ye karşı koz olarak kullandığı şüphesinin şüphe olmaktan çıkacağı mesajı verilmelidir.

Adalet isteyen adalet
Bir savcı ve hakim eşi Adalet Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Dava, çalışma koşullarının ağırlığına ve aldıkları ücretin eşitsizliğine dayanıyor.

Hakim ve savcılarının yandan fazlasını yoksulluk sınırı altındaki bir gelirle yaşamaya mahkum etmiş bir ülkede adalet olur mu? Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkanlarının cevabı Aktuğ çiftinin dava dilekçesinde de tekrarlanıyor: "Yargı hizmeti yerine getirilememektedir!"

Ortada hakim ve savcılardan çok önce Türk halkını ilgilendiren bir sorun var. Alarm düğmesine basıldığı zaman herkes telâşlanıp çare bulunması gerektiğine hak veriyor ama iki gün sonra her şey unutuluyor. Siyaset çözüm üretmiyor.

Acaba hükümet harekete geçmek için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden çıkacak utanç verici bir mahkûmiyet kararını mı bekliyor?

DİĞER YENİ YAZILAR