AB yolu buzlandı!

Avrupa Birliği’ndeki Türkiye kararı ne anlama geliyor? AB Komisyonu Rumlara limanlarını açmayan Türkiye ile yürütülen üyelik müzakerelerinin 8 başlıkta askıya alınmasını tavsiye etti

Haberin Devamı

Avrupa Birliği’ndeki Türkiye kararı ne anlama geliyor?

AB Komisyonu Rumlara limanlarını açmayan Türkiye ile yürütülen üyelik müzakerelerinin 8 başlıkta askıya alınmasını tavsiye etti.

Bu tavsiyenin 11 Aralık’taki AB dışişleri bakanları toplantısında karara dönüşmesi bekleniyor.

Teselli şu ki; AB’deki siyasi iradenin ters yöndeki baskılara rağmen Türkiye’yi dışlamaktan yana olmadığı görülüyor. AB Türkiye’yi istiyor.

AB uzmanı yazarımız Cengiz Aktar, limanları açma taahhüdünü yerine getirmeyen Türkiye’nin müeyyide olarak başına gelebilecek en iyi şey olduğunu söylüyor bu kararın.

Çünkü müzakereler zaten fiilen donmuş haldeydi. Rumlar ve Yunanlılar, ilgisiz başlıkları, hiçbir gerekçe göstermeden bloke ediyorlardı. Şimdi 8 başlık askıya alınacak ama geri kalanların önü açılacak, müzakereler yeniden başlayacaktır.

AB’yi tek bir kimlik olarak görmemek lâzım. Türkiye’ye muhalif olanlar yanında bizi mutlaka Avrupa’da görmek isteyenler de var ve bunlar çoğunluktadır.

Komisyondan çıkan karar Türkiye’yi destekleyen İngiltere, İtalya, İspanya, İsveç, Polonya ve Belçika gibi ülkelerin, Türkiye’ye cephe oluşturan Fransa, Avusturya, Yunanistan ve Kıbrıs’a karşı elde ettikleri bir başarıdır.

Türkiye limanlarını Rumlara açacağını taahhüt etmişti, sözünü tutamadı.

AB’nin mutlaka bir müeyyide uygulaması gerekiyordu ve şimdi karşımızda bize “ucuz kurtulduk” dedirtecek bir karar var.

Üstelik bu kararla Türkiye süre kaydına tabi tutulmuyor. Ama AB maceramız sonsuza kadar Kıbrıs’a rehin bırakılamaz.

Avrupalılar bir gün gelecek ve Kuzey Kıbrıs’a yönelik ticari kısıtlamalar kalkmadığı sürece hiçbir Türk hükümetinin limanları açma taahhüdünü yerine getiremeyeceğini anlayacaklardır.

Ankara ve AB içindeki dostlarımız, bu gerçeğin mümkün olan en kısa zamanda fark edilmesi için güçlerini birleştirmelidir.

*****

İki taraf da kazandı
Türkiye’nin niçin AB içinde olması gerektiğini iki tarafa da öğreten bir tecrübe oldu Papa’nın gelişi.

Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, Papa’nın yüzüne karşı şunu dedi:

“Son dönemlerde Müslümanların potansiyel şiddet uygulayıcıları olduğu anlayışını ifade eden İslâmofobinin giderek tırmandığını müşahede ediyoruz. Adalet ve insaf ölçüleriyle bağdaşmayan bu itham ve iddialardan, İslâm’ın her mensubunun müteessir ve müşteki olduğunu ilân etmek isterim..”

Sitem tonundan daha ağır basan mesajı aldığını Papa şu sözleriyle belli etti:

“İslâm barış dinidir. Özü akıl ve bilimle yoğrulmuştur. Bütün ilâhi dinler gibi İslâm da barış getirmiştir. Öğretileri de hem akli hem de barış temelleri üzerine kuruludur.”

Müslüman dünyasını inciten sözlerini geri almasına zemin hazırlayan bu gezi, Papa’nın bundan sonraki hayatını daha değerli hale getirecektir.

Böyle bir değişim başka hiçbir ülkede gerçekleşemezdi. Bunu görecekler!

DİĞER YENİ YAZILAR