AB’nin geleceği Türkiye’ye bağlı

Haberin Devamı

Türkiye’nin gidişatı, dünyanın tahmin ettiğimizden daha geniş bir coğrafyasını ilgilendiriyor.

İyi yaşamak arzusu taşıyan insanların Türkiye’nin iyiliğini istemesi önemlidir.

Geçen gün Avrupa Parlamentosu “Türkiye Raporu”nu görüşürken Hollandalı raportör Oomen-Ruijten bizde iz bırakmış şeyler söyledi.

Avrupa’nın ve AB’nin geleceğinde Türkiye’nin kilit rol oynadığını belirterek “Avrupa’nın geleceğini Türkiye’nin şekillendireceğinden eminim” dedi.

Hollandalı kadın parlamenter için bu yargı bir öngörü mü, yoksa Strasbourg’daki arşivde bulduğu bir diplomatik metin mi?

Şüphe beslememin sebebi, ABD Başkanı Bill Clinton’ın 2 bine 1 kala Türkiye’yi ziyaretinde verdiği söylevin aşırı benzerlik taşımasıdır.

İlk Clinton söyledi

Clinton “20’nci yüzyılı anlamak için Türkiye’nin tarihi, bir anahtardır” dedikten sonra şöyle tamamlamıştı:

“Türkiye’nin geleceği, önümüzdeki yüzyılın şekillenmesinde son derece hayati bir rol oynayacaktır.”

Elbette raportörü fikir hırsızlığı ile suçlayarak Türkiye’nin önemini yücelten konuşmayı “yok hükmünde sayalım” diyecek değilim.

Daha iyi niyetle yaklaşarak Türkiye’nin gelecek yüzyılı belirleceğine dair Clinton kehanetinin hükmünü yürütmeye devam ettiğini söyleyebiliriz.

Belki o zaman AB standartlarını yakalamak yolunda dostça destekleri daha zahmetsiz elde edebiliriz.

Türkiye raporunun içerdiği tespit ve önerileri ciddiye almalıyız.

İfade özgürlüğü ve bağımsız medya AB müzakere süreci içinde kalmanın ilk şartlarıdır. Türkiye bu alanda çok eleştiri alıyor.

Türk medyası, endişe verecek yaygınlığa ulaşan otosansürün aşağılayıcı tasmasından kurtulmalıdır artık.

Daha çok reform

İnsan hakları ve hukukun üstünlüğü konusunda daha çok reforma ihtiyaç bulunuyor. Hukuk ve yargı alanında harcanan çabalar yeterli olmamaktadır.

Önemli kararlar alınırken hükümetin olduğu kadar muhalefetin ve sivil toplumun da sürece katılması gerekir. “Zaman yitirmeyin” demeye getiriyor rapor.

Eksiklerini tamamlamış bir Türkiye Avrupa’yı ve AB’yi nasıl ve ne kadar değiştirir bilemeyiz ama şu gerçek ki yaşadığımız ülke çok değişir!

Meclis’te bütçe görüşülüyor. Ama vergilerimizden oluşan kaynağı hükümetin doğru kullanıp kullanmadığını denetlemekle görevli Sayıştay, saray oyunları ile etkisiz ve yetkisiz bırakıldı.

Adalet, özgürlük, temiz ve şeffaf siyaset uzağımızda.

Başarırsak yalnız kendimizi değil daha fazlasını kurtaracağız!

DİĞER YENİ YAZILAR