Avrupa Birliği üyeliğine ilerleyişi "büyük uygarlık projesi" sayan bu halka neler oldu böyle!
AB'nin resmi istatistik kurumu Eurostat, Türkiye'deki AB'ye destek oranının ilk kez yüzde 50'nin altına inerek yüzde 43'e kadar gerilediğini belirledi.
Bundan altı yıl önce AB üyeliğine olumlu bakan Türklerin oranı yüzde 77'ye kadar çıkmıştı. Bu oran geçen yıl bile yüzde 60 düzeyinde bulunuyordu.
AB'yi bir ideal, bir özlem kılan sebep ve amaçlardan Türk halkının vazgeçtiğine yorulamaz karşımızdaki tablo. Evet, destek dramatik bir şekilde endişe verecek kadar düşmüştür ama bunun nedenlerini biliyoruz.
Son ankete aklın cevapları değil, baskıya, haksızlığa hatta hakarete uğramış olmanın tepkileri yansımıştır bizce.
Ne zaman korkmalı?
AB içindeki genişleme sorunları tartışılırken Türkiye'nin hedef olduğu değerlendirmeler incitici olmuş, aşın milliyetçi ve içe kapanmacı akımlara fırsatlar sunmuştur.
Etnik ve dinsel azınlıklar konusunda olsun, Kıbrıs meselesinde olsun Türkiye'deki milli hassasiyetler öylesine zorlanmıştır ki toplumda Lozan'ın delineceği, Kıbrıs'tan vazgeçileceği, ayrılıkçı Kürtlere boyun eğileceği ve Ermeni soykırımı iddialarının sonunda kabul edileceği yolundaki şüpheler büyümeye başlamıştır.
Halbuki aklını peynir ekmekle yemiş olanlar hariç herkes biliyor ki bu kâbus senaryoları AB yolundaki bir Türkiye'de asla hayat bulamayacak ihtimallerdir.
Sözünü ettiğimiz tehlikeli ihtimaller asıl, AB hedefinden koparılmış, bu nedenle siyasal ve ekonomik istikrarını kaybetmiş, toplumsal hoşnutsuzlukları bastırmak için özgürlükleri daraltmak mecburiyetine sürüklenmiş bir Türkiye için geçerli olabilir.
Siyasete yeni boyut
Yani biz AB'ye destek oranındaki kaybın, AB'nin vaat ettiği kazanımlardan vazgeçmek anlamına gelmediğini, içe kapanmacı milliyetçi akımların körüklediği tepkilerden ileri geldiğini düşünüyoruz.
Tabii yaklaşan seçim nedeniyle AKP iktidarının, milliyetçi motiflerle yapılan muhalefete karşı çıkmak şöyle dursun, kazancından pay almak amacıyla katılması da etkili olmuştur.
AKP'nin kendisini iktidara taşıyan oy desteğinde AB hedefine bağlılığının büyük paya sahip olduğunu unutmaması gerekir.
Öteki partiler de Türkiye'nin geleceğine hizmet etmek istiyorlarsa halktaki AB karşıtlığını oya çevirmeye çalışmak yerine onlan yeniden AB üyeliğine ısınmaya özendirmelidirler.
Geleceğimizi, cahil kalabalıkların heveslerini ve korkularını tahrik eden siyaset cambazlarına teslim edemeyiz.
Zaten çok zaman kaybettik, yeter!
AB için alarm!
Avrupa Birliği üyeliğine ilerleyişi "büyük uygarlık projesi" sayan bu halka neler oldu böyle...
Haberin Devamı

