30 Nisan şansı

Değiştiğini söyleyerek partileşen Tayyip Erdoğan'dan çok daha farklı bir iktidar performansı bekliyordum

Haberin Devamı

Değiştiğini söyleyerek partileşen Tayyip Erdoğan'dan çok daha farklı bir iktidar performansı bekliyordum. Sanıyordum ki, yüzde 35 oy ile mecliste yüzde 65'lik çoğunluk elde eden AKP bu büyük piyangoyu değişimin yaratıcı aklı ile değerlendirecek, önceliği halkın iş ve aş talebine verecek, bu şekilde yarınına güven duyan, tabanı sağlam bir parti olacak. Yazık ki parayı bol bulunca gizli özlemlerine savurup kısa zamanda meteliksiz kalan piyango zenginlerinin kaderine aday oldular. Erbakan iktidara gelse ne yapacak idiyse onları yapmaya başladılar. Hem de "kör kör parmağım gözüne" şaşkınlığı, acemiliği ve aceleciliği ile.. Başbakan Tayyip Erdoğan, 23 Nisan resepsiyonunu türban ısrarı nedeniyle boykot edenleri eleştirirken "Millet bunları affetmeyecek" dedi. Peki bu benzersiz iktidar fırsatını ziyan eden gerginliklerin müsebbiplerine millet madalya mı takacak?

Bindiği dalı kesmek
AKP, bir kaç ay sonra kalıp kalmayacağından emin olmayan fırsatçı iktidarlar gibi davrandı. Halbuki halkı mutlu edecek başarıları arayan bir iktidar, toplumsal ihtilâf konusu olan sorunları çözmekte çok daha şanslı olabilirdi. Her iktidar başarısını kolaylaştıracak kadroları yanında getirmek ister. Ama bunu yaparken inandırıcı olmak zorundadır. Meselâ Cem Kozlu'yu THY'nin, Faik Öztrak'ı Hazine'nin başında tutmak iktidar için marifet, devlet için nimet olurdu. Oysa AKP, bunlan atıp "daha iyi" olduklarını iddia edemiyeceği insanları getirdi, getiriyor. Benzer icraatın daha da genişleyeceğini düşündüren hazırlıklar "Milli Görüş" kaynaklı bir kadrolaşmanın gemi azıya alacağı tedirginliğini doğuruyor.

MGK derbi değil
Bu kadar da değil.. Kökten dinci niteliği Türk ve Alman devletlerinin imzaladıkları "güvenlik işbirliği anlaşması" ile belgelenen Milli Görüş Teşkilâtı'nı aklayıp devlet himayesine alan Dışişleri Bakanlığı genelgesine ne demeli?.. Bu genelge, kadrolaşmanın ardındaki niyete "tehlikeli" damgası vuruyor. AKP'nin ezici çoğunluğu yüzünden meclisin etkili bir denetim yürütmesi imkânsız gibi.. MGK'nın varlığı bu bakımdan güvence sayılmalı. MGK'yı bazıları demokratik bulmasalar da, çoğunluk sultasına yatkın bir aşırılığa karşı demokrasiyi bu organ koruyacaktır. Ve bundan belki en çok AKP iktidarı yararlanacaktır. 30 Nisan'daki MGK toplantısından, yenilgi duygusuna kapılmadan hatalarını anlayarak çıkacak bir iktidar herkesin kazancı olur. Bu şansı tehlikeye sokmamak hepimizin görevi olmalı. Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in çağrısına ben de imzamı koyuyorum: "MGK toplantısını derbi maçı havasına sokmayalım!"

DİĞER YENİ YAZILAR