2009 yılı temiz eller yılı olsun!

Haberin Devamı

Temiz eller ve temiz siyaset özlemlerimizi 2008 boşa çıkardı. 2009 için hayal kurabilir miyiz?

Çünkü yolsuzluk, rüşvet, kayırma ve kadrolaşma en hayati meselelerdir ve bu hastalıklara çare bulunmadığı sürece Türk halkı soyulmaya devam edecek, önündeki yılları da hakir görülerek ve hakarete uğrayarak kızgınlıklar ve düş kırıklıkları içinde bitirecektir.

Yolsuzluk başlığı altında işlenen suçlar ve günahlar, adı konmamış vergi gibidir. Kamu kaynaklarını kemiren suiistimaller işsizliğin ve yoksulluğun da en önemli sebepleri...

Türkiye yolsuzlukla mücadelede sürekli yenilgiye uğruyor. Çünkü en büyük suiistimaller siyasetten ürüyor.

Ve milletvekili dokunulmazlığı yargının hesap sormasına, suçluları cezalandırarak bu çirkefi kurutmasına geçit vermiyor.

Siyasetçi kandırıyor

AKP iktidarının önderleri bu ayıbı savunamadıkları için altı yıldan beri papağan gibi şunu tekrarlıyorlar:

“Kalkacaksa herkesin dokunulmazlığı birden kaldırılsın!”

Sanki böyle kökten bir çözüme yöneldiler de ellerini tutan oldu... Elbette olmadı.

Yaptıkları hem dokunulmazlık zırhını kaybetmemek, hem de gizli güçler tarafından engelleniyormuş havası yaratarak mağdur rolü oynamaktır.

Birçok kimse bilmez ama bürokratların dokunulmazlığını, amirleri konumundaki siyasetçiler sağlar. Bir yandan “Herkesin dokunulmazlığı kaldırılsın” diye bağırırlar öbür yandan suçlanan bürokratların yargılanması için vermeleri gereken izni vermezler.

Bu çok doğaldır çünkü o bürokrat, siyasetçi amirinin verdiği talimatla suç işlemiştir. Bürokrat yargılanırsa amiri olan bakanın suçu meydana çıkacaktır.

Bürokratını koruyan siyasetçilerin hemen hemen hepsi aslında kendini koruyor!

Suçüstü vakası gibi...

Refah Partisi’nin kapatılmasına bağlı “kayıp trilyon” davasında Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşaviri, temyiz başvurusundan vazgeçerek Hazine zararına yol açtığı iddiasıyla şikâyet edilmişti.

Maliye Bakanı Unakıtan şikâyeti işleme koymayarak soruşturmanın önünü tıkadı.

Bereket ki yargı iktidarın boyun eğdirme zorlamalarına direnmeye devam ediyor.

Danıştay 1. Dairesi, CHP’nin başvurusu üzerine Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın, bürokratını koruyan kararını kaldırdı ve Hazine zararı doğuran olayı aydınlatmanın ve müsebbiplerini hesaba çekmenin yolu açtı.

Ama daha ileri gidilemeyecektir.

Çünkü suçlanan bürokrat bu kararı bakanın isteğine uyarak verdiğini söylese bile bir yere mi varılacak?

Hayır, bu defa bakanın dokunulmazlığı adaletin önünü kesecektir.

Dokunulmazlıkla yaşamak demokratik bir toplum için hakarettir.

Bu hakarete son vermek için iki yol var:

Birincisi iktidar sahiplerini zırhsız yaşamaya ikna etmek.

Bu mümkün olmuyorsa, dokunulmazlığa muhtaç durumda olduklarını fark ettiğiniz iktidardan bir an önce kurtulmak için bütün demokratik silâhları kullanmak.

Yoksa rezilliğin de sonu yok!

***


Özlem duyguları ile anılmayı birçok bakımdan hak etmeyen bir yılı bugün geride bırakıyoruz. Bunu kutlamaya değer sayın ve gönlünüzce eğlenin..

Yeni yılın ülkemize, insanlığa, hepinize barış mutluluk, sağlık ve huzur getirmesini diliyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR