Albert Einstein çapkınmış. Evliyken 6 sevgilisi daha varmış.
Peki niye şaşırdık?
Einstein'in kafasını kaldırmadan çalışması gerektiğine inandığımız için mi?
Onun değil 7 kadınla, hiçbir kadınla olmaması gerekiyordu değil mi?
Bir de tabii yakışıklı olmaması, dağınık beyaz saçları ve yuvarlak gözlükleriyle komik görüntüsü de bu tezimizi destekliyordu...
Ama ne oldu?
Haşırt...
Rahmetli zamanında iyiymiş...
Hem insanlığa hem de kendisine büyük katkılarda bulunmuş yani...
Zaten zeki adam farklıdır.
Zeki adamdan korkulur.
Her şeyden önce yaratıcıdır. E, onun bu özelliğini sadece bilime endekslemesini kimse isteyemez. İstese de yaptıramaz.
Neden?
Çünkü adam zeki... Zeki adamın aklı sürekli çalışır. Bu aklı da erkek olduğu için
neye çalıştıracağı belli...
Ya, kimdi o? Hani kadınlardan arda kalan zamanda bir şeyleri bulmuştu.
Buldum:
Dr. Watson.
50 yıl önce DNA'yı bulan adam. Genetiğin babası.
Birkaç sene önce şöyle bir itirafı olmuştu:
"Erkekler ikiye ayrılır. Zamanının yüzde 90'ını kadınlan düşünerek geçirenler ve zamanının yüzde 99'unu kadınlan düşünerek geçirenler. Ben ikinci gruptanım."
Düşünebiliyor musunuz? DNA'yı bulan adam zamanının yüzde 99'unda kadınlan düşünüyormuş.
Yüzde 1'inde de DNA'yı bulmuş...
Einstein'in bir eşi, 6 sevgilisi olmuş çok mu?
Artık zeki adamların ne düşündüklerini anladık herhalde...
Çapkın olduklarını da...
O halde şimdi sorumuz şu olmalı:
"Bundan nasıl bir sonuç çıkarmalıyız?"
Bilim adamları akıllarını kadınlardan biraz alabilselerdi yani hiç olmazsa yüzde 90'a inebilselerdi kimbilir daha ne keşifler yapabilirlerdi!
Yoksa kadınlar olmasa hiçbir şey yapamazlar mıydı?
Onlar yani zeki adamlar, kadınlarla mı besleniyor?
Yoksa kadınlar mı onların beynini yiyor?
Daha açık konuşursak; aşk ve seks yaratıcılığı kamçılıyor ve insan zekaâsını üst seviyelere mi çıkarıyor?
Yoksa tam tersi mi?
Aşk ve seks insan yaratıcılığını engelliyor mu?
Ne olursa olsun...
Sonuç aynı:
Zeki erkek çapkın olur.
Yakışmıyor kızlar!
Önce Yeşim Salkım söyledi, hani eşinin eski kız arkadaşını gördüğünde...
Hatırlıyor musunuz o fotoğrafı? Güzide Duran a bakışını...
İşte orada, "Tapusu bende" demişti.
Ben de çok şaşırmıştım.
Hele ki, bütün kadınların, "iyi koca bulma" konusunda brifingini beklediği Yeşim Salkım'dan bu
sözleri duymak daha da şaşırtıcıydı. Yaşlanıyor mu ne?
Şimdi de genç bir kadından aynı sözleri işittim.
Evlenmiş de...
Türkiye Güzeli Tuğba Karaca.
Sevinçten, "Tapusunu aldım" diye bağınp havalara uçuyor.
Nedir bu kızlar?
Kendinize gelin. Büyük konuşmayın. Adamın canı isterse tapu mapu dinlemez ha!
Elinizde tapu dediğiniz evlilik cüzdanıyla kapı kapı dolaşır, ağlayıp durursunuz.
Aynca benden size tavsiye, kendi tapunuza da sahip çıkın. Kimseye satmayın.
Yakışmıyor. Tıh... Hiç yakışmıyor.
Hele sizin gibi hanımlara...
Ayrıca ayıp oluyor...
Zeki erkek çapkın mı olur?
Albert Einstein çapkınmış. Evliyken 6 sevgilisi daha varmış. Peki niye şaşırdık? Einstein'in kafasını kaldırmadan çalışması gerektiğine inandığımız için mi? Onun değil 7 kadınla, hiçbir kadınla olmaması gerekiyordu değil mi?
Haberin Devamı

