Sen uyuyorsundur... Ya da uyanmak üzeresindir, uyanmış ama numara yapıyor da olabilirsin.
Fark etmez...
Yataktasın daha yani...
Buradaki tek şart, uyumadan önce adamla sevişmiş olman.
Yoksa niye kahvaltı hazırlasın ki? Manyak mı bu?
Yani sevişmeden bir adam sana kahvaltı hazırlar mı?
Hazırlıyorsa kaç.
Kaç, ne yapacağı belli olmaz! Ya gey ya da sapıktır, söyleyeyim...
Ama her şey normalse, işte sen öööle yatarken adam elinde tepsi sana doğru sırıtarak geliyorsa... Öyledir ya klasik manzara...
Acemi bir yürüyüş, suratında ciddi ama çocuksu bir ifade, elinde tepsi...
Tepside kahve, bir tost, yumurta falan...
Ve mutlaka bir çiçek...
“Eveeet... Günaydın prenses hazretleriii...” gibi bir tiradla uyandırılırsın...
“Ayyy.... Sabah mı oldu? Hımmm neredeyim ben?” gibilerinden gerinerek...
Sanki her sabah öyle uyandırılıyor da!.
“Sen getirmesen benim her sabah kahvaltım başucuma gelir” havalarında!
Ah gelir!
Yataktan doğrulup kucağına tepsiyi alırsın, küçük bir öpücük dudaktan kalbe falan filan...
Manzara bu değil mi?
Hayır işte!
Hiç öyle değil.
Ben şimdi size işin aslını anlatacağım...
Şey kısmı doğru ama hani adam sevişmeden kahvaltı hazırlıyorsa kaç kısmı.. Ondan sonrası...
Özellikle kadının uyanmasından sonrası...Gerçi adamın hayalleri her hâlükârda yıkılacak ama henüz bunun farkında değil.
Kadın, “Nasıl yaparım?”ın peşinde...
Tek harekette elimi yüzümü düzeltip, çişimi bastırıp çok acıkmış gibi yapmanın...
Yapamaz tabii...
Eziyet!
Zaten sabah sabah ya da insan gözünü açar açmaz kahvaltı mı eder yahu?
Günaydın, hop yumurta...
İnsanın elini yüzünü yıkayıp, çişini yapıp bir kendine gelmesi lazım. Biraz kapatıcı falan...
Hadi onları yaptın, bir de tepsi meselesi var.
O tepsi kucakta hiçbir zaman rahat durmaz. Her an her şey dökülecekmiş gibidir.
Oradan öyle yemek falan yenmez.
Kahve kayıp durur...
Rahatsızdır yani...
“Size de yaranılmıyor” diyorsunuz, biliyorum.
Ne alakası var?
Hazırlayın içeri bir yere. Artık mutfak mı olur, salon mu neresiyse, kapıdan uyandırın tatlı tatlı...
Ne güzel söyledim değil mi?
Bir daha söyleyeyim mi?
Tatlı tatlı...
Tatlım!!!
Ay, nerede kalmıştık?
Hıh, işte...
Hazırlayın kahvaltıyı...
Hatta, önce kahveni mi içersin tatlım? diye sorun.
Sorun, sorun...
Bakın neler oluyor, neler?
Yoksa niye kahvaltı hazırlasın ki?
Haberin Devamı

