Evet biliyorum... Çok klasik bir konu... Yaz geldi ya...
Yaz bekârları gitsin...
Ama yıllar geçtikçe benim de yaz bekârları hakkındaki görüşlerim ve gözlemlerimde bir değişiklik oldu.
O bakımdan yani...
Yazayım dedim.
Ne değişiklikler mi var?
Bir kere arük onların korkunç değil, salak hatta biraz da komik olduklarını anladım.
Yani gördüm ki, bunlar çapkın mapkın değil, düpedüz dangalak oluyor.
Şöyle anlatayım...
Şimdi bunlar, bütün kış bunu beklerler. Yani eşlerinin tatile gitmesini.
Bahar aylarında kıpırülan başlar. Hele havalar erken ısındıysa onları yazlığa, tatile, her nereyeyse daha erken göndermenin yollarını ararlar.
Bir sabırsızlık vardır.
Ve nihayet o an gelir.
Artık yaz bekârıdır.
Yaz bekârları sık sık gerinirler.
"Ohhh... Hiçbir sorumluluğum yok. Gel keyfim, gel..." gerinmeleridir bunlar.
Bu arada "Akşam ne yapsam?" diye düşünür durur.
Genellikle ilk akşam dışarı çıkmazlar. Eve gidip keyif yapmak isterler.
Yaparlar da. Ama sıkılırlar. Boş ev güzeldir ama yapacak şey bulamazlar. Boşluktadırlar. Hemen karısına telefon açar.
Bu biraz da, "Bak evdeyim, usluyum" mesajıdır.
Ama ertesi akşam...
Ertesi akşam artık dışarı çıkmanın zamanı gelmiştir.
Kıyafet önemlidir. Daha genç, daha enerjik, bambaşka biri olmalıdır.
Kravatların birini atar ötekini takar, sonunda aradığını bulmuştur.
Aynaya bakar, "Değiştim mi?" diye...
Evet değişmiştir.
Vallahi böyleler... Bir kravatla değiştiklerini zannederler.
Ya da tişört falan her neyse...
Sonra erkek arkadaşlarını arar.
"Ya... Bir yerlere gidip oturalım."
"Tamam."
"Oğlum, şöyle cıvıltılı bir yer olsun. Kızlar, mızlar..."
Yaz bekarı ya, bütün kadınlar bunlara verecek. (Kalplerini yani...)
Öyledir zaten. Bütün kış evde oturan kadınlar da onları bekliyorlardı...
"Gelseler de onların istediği gibi seviyesiz bir şeyler yaşasak. Sonra da çenemizi kapatsak" diye...
Yahu ister inanın ister inanmayın, böyle zannediyorlar.
Neyse gidip bir yerlere otururlar.
Önceden gözlerine kestirdikleri ya da ismini duydukları bir yere...
İki, üç adam görürsünüz ya bazen otururlarken, onlar işte...
Bunların konuşacak konulan da yoktur. Saçma sapan konuşmaya çalışırken gözleri fıldır fıldırdır.
Sonra laf da biter.
Gecenin sonuna doğru bu iki-üç adamı konuşmadan salak salak etrafa bakarken bulabilirsiniz.
Bakarlar öyle.
Salak, salak...
Onu değiştiren kravat sıkmaya, ayaklar şişmeye başlar.
Enerjileri de düşmüştür artık.
Ya aslına bakarsanız bunlar ne istediklerini de bilmezler. Yani bir kadın bulsalar, korkarlar da...
"Abi, ya hastalık kaparsak" "Abi, gören mören olur. Benimki Bedevi şansı."
"Abi sen otur istersen ben eve gideceğim" deyip kalkarlar.
Yaz geceleri hep aynı enerjiyle başlayıp aynı bozgunla biter.
Ama yine de her yaz eşlerinin gitmesini beklerler.
Dedim ya, korkmayın.
Bunlar biraz salak olurlar...
Yaz bekarları salak olur!
Evet biliyorum... Çok klasik bir konu... Yaz geldi ya... Yaz bekârları gitsin... Ama yıllar geçtikçe benim de yaz bekârları hakkındaki görüşlerim ve gözlemlerimde bir değişiklik oldu...
Haberin Devamı

