Yatak hikâyeleri”nin sonu yoktur... Dünyada ne kadar insan varsa o kadar ayrı hikâye var...
Ama evlilerinki sadece iki çeşittir. Yani eşleriyle olanlar...
Yoksa herkes, her ayrı insanla farklı yatar, farklı kalkar.
Yani mesela bir adam hayatı boyunca atıyorum, 15 kadınla yattıysa her seferinde başka türlü yatıp başka türlü kalkmıştır.
Bazen yattığı gibi kalkmaz bazen de kalktığı gibi yatmaz. Şaşırırsın. Aaa! Hiç de göründüğü gibi değildir.
O ayrı bir konu.
Biz bugün evlilerin yatışlarını inceleyeceğiz.
Çünkü dün bir haber okudum, siz de görmüşsünüzdür: “Evlilikte mutluluk ayrı yataklarda” diye...
Şimdi bunu okuyan evli çiftlerden mutlaka biri sevinir öteki, öteki de almaza yatar.
Eminim dün sabah, pazar gazeteleri okunurken birçok evde şöyle bir diyalog yaşanmıştır.
Çoğunlukla da erkekler başlatır konuşmayı...
“Bak ne yazıyor gazetede!”
“Ne yazıyor?”
“Evlilikte mutluluk ayrı yataklardaymış.”
“Aaa... Ne saçma! Öyle evlilik mi olurmuş”
Bu kadar.
Kadın “Ne saçma!” der ve konuyu kapatır. Haberin devamını okumaya gerek bile bırakmaz.
Öteki de kös kös diğer haberlere geçer. Aklından, “Beraber yatıyoruz da sanki her akşam...” diye geçirerek.
Gerçi kadın bunu unutmaz. Acısını çıkarır mutlaka. En geç akşama, “Çok istiyorsan sana ayrı yatak hazırlayayım. Pek meraklısın ayrı yatmaya falan! Ama öyle isteyince, ‘Yanına geleyim’ falan yok. Ona göre” diye lafını çakar.
Adam söylediğine söyleyeceğine pişman olur.
“Ayrı yatmak iyidir kötüdür”ü tartışmayacağım sizinle. En azından bugün.
Bana ne?
Nasıl yatarsanız yatın.
Ben şimdi başta da söylediğim gibi evlilerin yatış hikâyesini anlatacağım.
Dedim ya iki çeşittir diye...
Yatağa birlikte gidenler ve ayrı gidenler...
Bazı evlilerde şöyle bir âdet vardır. Mutlaka ama mutlaka yatağa birlikte gidilir.
Birinin uykusu gelince, “hadi artık yatalım” der. Bu durumda öteki de ona kayıtsız şartsız uyar. Uykusu var veya yok, fark etmez. O da gider, yatar.
O evde, “sen yat, benim uykum yok” sözleri geçmez.
Biri film seyrediyor, ötekinin uykusu geldi mesela değil mi? Hayır. Gidip yatmaz. Kanepede uyuklar ama onu bekler.
Veya birinin uykusu geldi öteki bir şey seyretmek istiyor değil mi? “Hadi boşver, yatalım artık” dediyse, yatılır.
Niyeyse?
Diğer grup ise yani yatağa ayrı ayrı gidenler...
“Sen yat. Ben şunu seyredeceğim.”
“Sen yat. Benim uykum yok.”
“Sen yat. Benim bilgisayarda biraz daha işim var” !!!
Bunlar da, bir türlü biraraya gelemez. Muhtemelen iki ayrı televizyonda herkes kendi programını seyrediyordur.
Artık ayrı takılmaya öyle alışmışlardır ki, bazen iki ayrı odada ama aynı programı izlerler.
Ha, sakın yanlış anlaşılmasın; bu onların anlaşamayan çift olduklarını göstermez.
Tam tersine, anlaşamadıkları konusunda anlaşmışlardır.
Bu ikisinin, yani aynı anda yatanlarla ayrı yatanların bir tek ortak noktaları vardır:
Sevişmezler...
Yatak hikâyeleri
Haberin Devamı

