Utanırsın...

Haberin Devamı

Ona nerede rastlayacağın hiç belli

olmaz. Hep bir barda, bir partide; ne bileyim, bir arkadaş toplantısında olacağını umarsın.

Daha doğrusu öyle sanırsın.

Oysa oralarda, senin beğendiğin seni beğenmez, seni beğeneni de sen beğenmezsin.

Hadi de ki tuttu; ikiniz de birbirinizden hoşlandınız... Orada işin kolaydır. İşin dediğim tanışmanız, konuşmanız...

Ortamı zaten, ne desen iş yapar.

Ama bazen de onunla başka bir yerde karşılaşırsın.

Zor bir yerde...

Zor derken?

Anlatacağım...

Mesela markette...

Şarap reyonunda... Bu da biraz film gibi oldu! Peki o zaman kasada...

Tam kasaya gittin, sırada önündeki adam.

Tam o yani...

Belli.

Ha, neresinden belli?

Kıyafetinden, tavırlarından, ses tonundan ve diksiyonundan, sepetinden

(alışveriş sepeti!).

Tabii ne aldığı da önemli. Mesela 3 büyük süt, bol çikolata ve 5 kg’lıktan fazla çamaşır deterjanı aldıysa, geçeceksin. Belli ki adam evli...

Yok eğer sepetinde...

Sepet bile değil, elinde tıraş köpüğü, jilet, şarap ve peynir varsa...

Tamam, o akşam biriyle belli ama en azından bekâr demektir.

Yani adam bekâr ve hoş.

Hadi bakalım, ne yapacaksın?

Ne yapabilirsin ki?

O da sana bakıyor falan...

Eee?

Ne olacak bu aşkın sonu?

Nasıl tanışabilirsin ki?

Ne yani, tıraş köpüğünü görünce,

laf açmak için “Berber misiniz?”mi

diyeceksin?

Ya da şarap ve peyniri görünce, “Ooo... Hadi yine iyisin bu akşam!”mı

diyeceksin?

Ne yapacaksın?

Hiçbir şey...

Öyle kalırsın...

Utanırsın...

Veya onunla kırmızı ışıkta karşılaştın...

Yanındaki araba...

Öylesine bakarsın ya, insiyaki olarak...

A-ha!

İşte orada...

Dinlediği müziği duyuyorsun, ceket mi giymiş, palto mu bakıyorsun; duruşunu, bakışını değerlendiriyorsun...

Tabii bütün bunlar 3 saniyede oluyor...

Adam çok hoş görünüyor...

Ve hatta sana da bakıyor (8 saniyeden de fazla üstelik!).

Hadi bakalım, ne yapacaksın?

Ne yapabilirsin ki?

Eee?

Ne olacak bu aşkın sonu?

Nasıl tanışabilirsin ki?

Orada en fazla bir buçuk dakikan var.

Gülümseyemezsin, gözünü dikemezsin, göz kırpmalara falan hiç giremezsin.

Gülsen ne olacak ki?

Öyle kalırsın...

Utanırsın...

Benzincide karşılaştın diyelim...

İkiniz de arabadan inmişsiniz, bir anda göz göze gelmişsiniz...

Adam hoş!

Sana göre, belli.

En azından öyle görünüyor...

Ne diyeceksin ki?

Ne diyebilir, ne yapabilirsin?

O da...

O da ne diyebilir, ne yapabilir ki?

Hiiç...

Öyle kalırsın.

Utanırsın...

Olur mu böyle şeyler?

Olmaz mı?

Hem de diğerlerinden daha fazla olur.

Olur da...

Ne yapacağını bilemezsin...

Utanırsın...

Hadi bakalım bu sefer de ben size

soruyorum...

Ne yapabilirsin ki?

DİĞER YENİ YAZILAR