En hassas ortak noktamız. Hem türbanlıların ve türban yanlılarının hem laiklerin.
Ve öyle görünüyor ki, anlaşmamız, bir ara yol bulmamız neredeyse imkânsız.
Bir araştırmaya dayanarak, türban takanların çoğunluğunun “Okutulmamış, yaşları küçük kızlar” olduğunu yazdım. Onlara üzüldüğümü... Acıdığımı...
Kimi anladı, kimi anlamadı, kim katıldı, kimi de...
Hem daha iyi anlaşılmak hem de sınırlı da olsa, farklı fikirleri yansıtmak için bazı örnekler vereceğim:
* “Türban Allah’ın emridir ve burası Müslüman bir ülkedir. Eğer türban takanlardan rahatsız oluyorsan, terk edersin. Bundan sonra sizin değil, bizim istediğimiz olacak. Sen git kim kimi (....) onu anlat. Bu konular seni aşar. En kötüsü de, bir şey olur da cehenneme girersem sizin gibi köpeklerle aynı yerde olmak beni korkutuyor. Herhalde en büyük ceza bu olurdu. Hesap günü ne yapacaksın biraz da bunları düşün lütfen. Lütfen böyle yazılar yazmaya devam etme. Nişantaşı’nda sokakta yürürken aniden bir kelebeği kalçana saplayıveriri.. Yemin ediyorum görürsem yaparım. Kal sağlıcakla.”
Sana rastlamazsam sağlıcakla kalırım herhalde! Anlamadım ki, kibar mı değil mi? Tabii yazıma karşı çıkanların hepsi böyle değil. Ama bunlardan da var. Hem de sayıları diğerleri kadar...
* “Türban konusunda gerçekten sizin dediklerinize katılıyorum. Sonuç çok kötü.”
Sonuca henüz gelmedik ki... Hatta yeni başladık.
* “Keşke onlara değil de, kendinize acısaydınız.”
Merak etmeyin, bazen kendimize de acıyorum, “Biz nasıl bu hale geldik?” diye...
* “Okuyacağım diyenlerin okumasına izin verdiler mi ki? Yazıyı okuyan da sanki kendileri okumak istemediler sanır.”
İşte ben de tam bunu söylüyorum. Aileleri neden okutmuyor bu çocukları? Sizin cevabınızı biliyorum, “Türbanlı almıyorlar da ondan” diyeceksiniz. Peki 8-9 yaşında bir kız çocuğunu sırf türbana sokmak için okutmamak doğru mu? Hadi onu da geçelim, türban serbest olsa bile, o yaştaki küçücük kıza henüz kendi seçimini yapamayacak bir kıza türban taktırmak doğru mu?
* “Ben de baş örtülüyüm. Üniversite mezunuyum sizin söylediklerinize de kısmen katılıyorum ama insanlara acımayın.”
Nasıl acımam? Onlar okuyup tartıp, ne yaptıklarını bilerek türban takmıyorlar ki... Türban taktırılıyorlar...
* “Yazık da, neye yazık; niçin baş örtüsü taktıklarını bilmemelerine mi yoksa yarım yamalak takmalarına mı?”
İkisine de...
* “Geçenlerde dolmuşa bindim ve içim sızlayarak fark ettim ki, biz 2 kişiyiz, onlar 5. En acıklısı, erkekler onlara karşı pek bir kibar. Üstelik benim kıyafetim onlara göre çok daha sadeydi.”
Evet. Bir de bu var. Bu konuda çok mail geldi. Mağdur sayıldıklarından mı yoksa türbancı erkeklerin sayısı mı arttı, bilemiyorum. Takipteyim...
* “Başı açıklığa bu kadar tapmayın. Ben de gerçekten bu kadar aleni şekilde hâlâ başı açık gezenlere acıyorum.”
Samimi ol; ne olduğunu bilmeden başına taktığı türbanla, okutulmayan küçücük bir kız çocuğuna acımıyor musun?
* “Yazdıklarınıza tamamen katılıyorum. Siz bizim gibi düşünenlerin eli, dilisiniz. Kaleminize sağlık. Umarım kaleminiz hiç susmaz.”
Kendimi övmek için koymadım bu mail’i...
Neyse ki, hâlâ bu mail’ler daha fazla diye...
“Türban” demeye kalkınca...
Haberin Devamı

