Ten uyumu diye bir şey var mı?

Haberin Devamı

“Ruh ikizi”nden sonra şimdi de ten uyumu...Son bir-iki yılın modası...

Yok, hatta 3-4 yıl oldu galiba...

Dikkat ederseniz aldatmaların, tek gecelik ilişkilerin patladığı dönemlere rastlıyor...

Peki bu bir tesadüf mü?

Yoksa ben mi yanılıyorum?

Daha önce yoktu da, dünyaya sonradan geldi herhalde...

Veya vardı da;

Hani bilinmeyen bir hastalığın keşfi gibi... Yeni yeni öğreniyor, tanıyoruz.

Öyle mi?

Buna şu kadar inanmam.

Tuz tanesi kadar hatırı yok bende. Niye?

Akıl var, mantık var da ondan...

Şimdi aranızdan, “Bu iş mantıkla falan olmaz” diyen çıkmasın. Lütfen çıkmasın.

Evet, “o sırada” duygu muygu lazım, tamam da, ben “o sıra”dan bahsetmiyorum.

“Ondan sonra”dan söz ediyorum... Aklın yerine gelince yani...

Çok iyi geçerse veya berbat bir geceyse...

(Gece dedim, anlaşılsın diye. Yoksa bu işlerin sadece gece yapıldığına bir tek anne babalar inanır)

Yani bu işin günahı da sevabı da ten uyumunun...

Artık yani...

YATASIM GELİYOR

Eskiden, ten uyumu falan henüz keşfedilmemişken buna, “sıkılma”, “hoşlanmama” falan denirdi. Gayet de mantıklıydı.

Zaten o zamanlar insanlar, bilhassa kadınlar hoşlanmadıkları biriyle yatmazlardı. Tanışmayla sevişme arasındaki süreçte insanlar dolardı.

Neyle dolduklarını az sonra anlatacağım.

“Ten uyumcular”ın tezini biliyorum ben. Diyecekler ki, “Hoşlanıyorsun ama sevişmekten zevk almayabiliyorsun”

Ya da tam tersi, “Hiç beğenmiyorsun ama çok iyi sevişiyorsun”

Böyle diyecekler...

Hatta bilimsel açıklamasını bile yapmışlar: Vücudun salgıladığı hormonlardan feromon’un kokusu...

Parmak izi gibi, kimseninki kimseninkine uymuyormuş.

Ne oluyor yani?

Kokular havada çarpışıyor, “Aha!” diyorsun, “Buldum! Koku eşimi buldum! Yatasım geliyor bununla!”

TENİNE MENİNE BAKMAZ...

Şimdi ben size işin aslını anlatayım.

Gerçekleri... Ten uyumu falan palavra.

İçiyon, içiyon... Ne yaptığını bilmeden tanımadığın biriyle yatıyon kalkıyon...

Ayılınca da, “Ana! Bununla ten uyumumuz yok lan” diyon.

Dolmamış, haberi yok!

Veya; Bin yıllık evli, sıkılmış artık. Cinsellik minsellik kalmamış. O saatten sonra ten uyumu arıyor... Tabii ki eşinde bulamıyor.

Bunun aslı şudur; hani az önce “dolmak” dediğim...

Baş edememek, kıskanmak, sahiplenememek...

Bu üçünü birarada birinde yakalarsan, ten uyumuna falan bakmaz...

Bu üçlüyü bulup sonra kaybedersen, bırak sevişmeyi, kolunu kaldıramazsın...

Bu üçünü bulamazsan, bulmadan yaparsan ayılınca kaçarsın.

Bu kadar basit.

Ten uyumuymuş!

Hadi canım sende!

DİĞER YENİ YAZILAR