Haberin Devamı
Bilen bilir; ben her zaman gerçek intikamı, “onsuz mutlu olmak” diye tarif ederim.
Ama gerçekten mutlu olacaksın...
Tabii en güzeli hem onsuz hem de başka biriyle birlikte mutlu olmak...
Dünkü “hüzünlü” hikâyemizde adam kadını eski ve yaşça büyük sevgilisiyle aldatıyordu...
Tam kadın başkasını bulduğunda ise ortaya çıkıp tekrar onunla birlikte olmak istiyordu...
Kadın da sırf intikam olsun diye ona bir intikam atışı yapıp (yatıp) yeni sevgilisiyle yoluna devam ediyordu..
Pekiii...
Onsuz ve başkasıyla mutluysan...
Yine de intikam duygun devam eder mi?
Yoksa...
Yok olur gider mi?
Bakalım...
Biri diyor ki:
“Eğer kadın ikinci adamdan gerçekten hoşlansa, kimseden intikam almakla falan uğraşmaz, çeker gider... hatta çoktaan çekmiş gitmiştir.”
Erkekler daha farklı düşünüyor tabii...
“Kadının başka bir kadına giden adamı tekrar kabul etmesi bir gece de olsa tekrar birlikte olması bile adam için bir zaferdir. Bundan sonrası olur olmaz hiç önemli değil adam gitmiş ve geri döndüğünde tekrar kabul edilmiş gerisi hikâye.”
(Ne yani? Önemli olan yatmak mı? Hem de bir kere... Yapma!)
Olaya başka yorum getiren de var:
“Hikâye gerçekten hüzünlü ama insanı zorla kötü yapıyorlar... İnsan gibi oyunsuz, hilesiz ‘seni sevdim’ dediğinde ucuzsun... İki oyun, yok olabilme ihtimali ortaya koyduğunda kıymetlisin...”
Kadınlarla erkeklerin yorumları nasıl da anlaşılıyor değil mi? Bilin bakalım aşağıdaki hangisi? Kadın mı, erkek mi?
“Adamın yaptığından farklı değil yaptığı... Bu zihniyetle gittiği sürece de muhtemelen o avukat sevgili de onu aldatacak ya da terk edecektir.”
(Niye? Nereden biliyorsun?)
Peki buna ne dersiniz?
“Her seçiş bir vazgeçiştir... Bu hikâye hüzünden çok bir kaybeden hikâyesi. Acısını başkasıyla bastırmak (hatta bazen evli olanlarla) ve intikam ruhu ‘kaybeden’lere has bir durum. Hepimizin başına gelebilir...”
Başka şeye takanlar da var:
“Bence bu hikâyenin hüzünlü tarafı adamın kadını KENDİNDEN YAŞÇA BÜYÜK diğer kadın için terk etmiş olmasıdır.”
(Sen de az kıskanç değilsin ha!)
Peki buna ne diyorsunuz?
“Ağlarsın ağlarsın, sonunda gözyaşı da adam da biter ve ne ironiktir ki sanki bittiğini anlamış gibi tam o sırada geri dönmeye çalışır.”
(Gerçekten! Hepsi aynı anda gelip aynı anda yok olurlar.)
“Erkeğimiz”e bakın, ne diyor:
“Eksik kalan bi tarafı var; kadın yemeğe gittiği yerin garsonunu falan da beğenmiş mi? Hayatta insanlar ancak kendilerini aldatır. İntikam aldıklarını düşünseler bile.”
(Başkasıyla mutlu diyoruz. Önüne gelenle yapmıyor. Hemen sinirlenme!)
Ne acayip değil mi?
Erkekler sanki başlarına gelmiş kadar sinirleniyor, kadınlar hemen empati yapıyor.
Evet evet...
Gerçekten hüzünlü...

