Sen, arkadaşın ve eşin...

Haberin Devamı

Ben bu arkadaş meselesini kapatmıştım ama...

“Erkekten erkeğe, erkekten kadına arkadaş olmaz” diyerekten...

Ben kapattım ama kapıyı aralık bırakanlar var aramızda...

“E peki kim kiminle arkadaş olacak

o zaman?” diye...

Siz onu bırakın da, daha önemli bir mesele var önümüzde...

Asıl onu konuşalım....

Ne biliyor musunuz?

Yine arkadaş meselesi de, bu biraz farklı...

Şöyle anlatayım; en yakın arkadaşını sevgilin veya eşin sevmiyor...

Ki genellikle sevmez...

Mesele bu arkadaşlar.

İkisinin arasında kalır, debelenip durursun.

Annenle- eşin arasında kalmak gibi bir durumdur bu.

İkisinden de vazgeçmek istemezsin, vazgeçmek bir tarafa ikisi birbirini sevsin istersin hatta ilk zamanlar bunun için çok çaba da gösterirsin.

Onların arasında gelişen en ufak bir sıcak gelişme seni öyle sevindirir ki...

Eşin onun için iyi bir laf etti mesela değil mi, gözlerin parlar.

“Nasıl yani? Siniri geçiyor ve

kabullenmeye mi başladı acaba?” diye umutlanırsın.

O duyguyu kaybetmek istemezsin.

Ya da mesela, atıyorum, “Sevgili arkadaşını da çağır, akşam mantı yapacağım” dedi...

Veya erkek tarafıysa;

“Hadi sinemaya gidelim, istersen sevgili arkadaşını da çağır” dedi...

Sen o sırada neye benziyorsundur

biliyor musun?

Sahibinin elinde tasmasını gören

köpeğe...

Heyecandan kuyruk yerinde duramaz, bir sevinç bir sevinç hali vardır ya,

aynen öyle...

Farkında değilsindir ama dışarıdan görünüşün böyledir.

Oysa bu gelişme öyle sandığın gibi bir uzlaşının başlangıcı falan değildir.

Sadece ve sadece arkadaşın konusunda ne kadar haklı olduğunun sağlaması

yapılmıştır!

Hatta, eşin/sevgilin ne kadar özverili davranmıştır!

Dedim ya çok uğraşırsın çoook, ama...

Ama bir gün görürsün ki...

Anlarsın ki...

Senin artık yapabileceğin bir şey kalmamıştır. Ya da artık bir ona bir buna yalakalık yapmaktan yorgun düşmüşsündür.

İşte o zaman vazgeçersin.

Ya arkadaşından ya da bunun için üzülmekten.

Arkadaşından vazgeçersen bunun acısını her fırsatta çıkarmaya çalışırsın. Bilinçaltından ya da üstünden, fark etmez. Ama asla hıncını alamazsın.

Yok, üzülmekten vazgeçtiysen...

Ki o da şu demektir:

Arkadaşınla yüzleşmek!

Yani eşinin ya da sevgilinin, arkadaşından hoşlanmadığının ayyuka çıkması...

Herkesin bunu bilmesi ve

kabullenmesi...

Sen, arkadaşın ve eşin...

Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir.

Buraya kadar tamam değil mi?

Peki bundan sonra?

Bundan sonrası ikiye ayrılır.

Kadınlarda ve erkeklerde olaylar

farklı gelişir.

Onu da anlatayım mı?

DİĞER YENİ YAZILAR