Kusura bakmayın ama siz de hak ettiniz yani... Tabii ki susmayacağım. Hepinize bir iki lafım olacak...
* “Yorumlarda herkes şakalanmış sanki. Bu kadar mı saf var piyasada?.. Bu şimdilik şaka olarak görülebilir ama Dilek Hanım da eninde sonunda kabul edecek: Erkeksiz bir dünya düşünülemez. Kadınların mutlu olması erkekleri mutlu etmekten geçer. Nedir bu erkekleri çekememezlik kardeşim:)”
Sen de az saf değilsin ha! Birinin mutlu olması için ötekinin mutsuz olması gerekmiyor mu? Ve mutsuz olan sen olsan... Safsın ya! (Erkek olaraktan yani...)
* “Dilek Hanım siz var ya siz... Erkekleri çok seviyorsunuz. Onlarsız inanın yapamazsınız.”
Nereden anladın? “Peki ya çıplak erkek?” başlıklı yazımdan mı?
* “Kesin ortada bir aşk var dedim... Malum ‘âşıkken, ortada bir sevgi varken insanın gözü hiçbir şey görmüyor’ dedim. Tamam tamam günahını almışım:)”
Bir âşık olsam, hiçbirinizi tanımam!! ‘Bütün yazdıklarımı inkâr ederim’ deeermişim!!! Ayrıca âşık olmadığım ne malum? (Ben olsam, “Asıl o sana âşık mı?” diye sorardım:))
* “Hemcinsleriniz genelde kendisini el üstünde tutan erkekleri değil, öküzleri tercih ediyorsa burada bir sorun vardır. Bundan sonra da kalkıp tüm erkekler öküzdür gibi bir sonuca varmanız sizin yanlış tercihlerinizin bir sonucudur, üzgünüm :)”
Tabii.. Bir tek sen öküz değilsin, niye arkanda sıra olmuyorlar değil mi? Ne bileyim, üzgünüm...
* “Yazınızı okurken eyvah, Dilek Hanım’ın yazıları bundan böyle okunmaz diye düşündüm bir an. Yazının sonunu okuyunca rahatladım. Oh be...”
Biliyor musun, bu sado-mazo ilişki beni de mutlu ediyor... Oh be!
* “Sadece bir an, sadece kısacık bir an gözlerime inanamadım.. Allah’tan sadece şakaymış... Nasıl da yedim yaaa, sabah mahmuriyeti bu olsa gerek.”
İşte o an var ya... Hatırladın mı? En son ne zaman öyle hissetmiştin? Hadi bize de anlat. Ama seksi bir hikâye olsun; içinde “Gözlerime inanamadım”da geçsin.
* “Dilek Hanım, beni çok korkuttunuz. Bunlara 1 Nisan şakası bile yapmaya değmez. Valla değmez.”
Eğleniyoruz ama yaa...
l “Biz sizden özür dileriz. Çok germişiz sizi, yaz yaz bitmiyor :)”
Ağır konuştun! Sen bizi ezdin, birileri de seni ezsin inşallah... Ezmek derken? (Bak hâlâ ne kadar iyi niyetliyim...)
* “Şaka güzeldi de, bende bir gariplik var sanırım, erkekler hakkında ne kadar ağır yazarsanız yazın benim umurumda değil, tatlı tatlı okuyorum gene de.”
Aynı duygu bende de var biliyor musun? Ne kadar ağır yazsam da ...
* “Bu yazdıklarınız gerçek duygularınız olmasın Dilek Hanım?))”
Tabii... Salağım ya ben! Bu kadar dayanabildim!! Bir de seni tanısam tam dönecem!
“Sevgili Dilek Hanım artık fazla olmaya başladınız siz. Kendinizi ne sanıyorsunuz ki sanki erkekten anlarmış gibi ahkâm kesmeyin. Bu son yorumum size, kaldı ki yazılarınızı da okumayı düşünmüyorum, 1 NİSAN ;))))))))))))”
Doğruyu söyleyeyim mi? Ben de yedim.
Vee.. Yemeyenler adına....
* “Yazının sonunda böyle bir bitiş bekliyordum açıkçası :) siz-erkekler ve yumuşama... Mümkünatı yok...”
Gerçek ne söyleyeyim mi?
Bir yumuşama var.
Onlarda...
Not: Dala konan kelebek pozisyonunu merak edenleriniz gitgide çoğalıyor. Yazacağım, merak etmeyin.
Sazanlar...
Haberin Devamı

