Sanki bütün derdimiz nasıl bağlanacağıydı!

Haberin Devamı

“Hanımların eşlerinden para saklamaları caiz değildir. Mesela hanımlara kocaları günlük harçlık verir. Hanımların bunu kendilerine saklamaları doğru olmaz. Bunun yerine şöyle demelidir:

‘Ahmet Bey ya da Ahmetciğim... Bana verdiğin harçlıklardan artırdım. Hadi bu paralarla birlikte hacca gidelim...’

Öyle demeli...”

Bundan sonra böyle...

Bu fiyonk meselesinden sonra yani...

Uydurmadım ha! Bir radyo istasyonu buldum, artık sabahları işe gelirken onu dinliyorum. Alıntı oradan...

Bir de Sait Abi var; bizim Güzin Abla’nın muadili...

Ona dinleyiciler soru yöneltiyor. Pardon “sual” soruyorlar. Mail atıyorlar veya telefonla...

“Sayın Hocam, ben yıllardır Allah yolunda şehit olmak istiyordum ve bunun için hep dua ettim. Bu sabah kalktığımda Kıble’den üzerime doğru bir ışık hüzmesi inmeye başladı. Orada bir insan figürü gördüm.”

Sait Abi cevap veriyor:

“O kadar çok istemişsin ki, Allah bu sevabı kabul ettiğini göstermiş.”

Komik mi?

Komik...

Trajik mi?

Trajik...

Peki alışacak mıyız?

Ben alışmam.

NE HALE GELDİK?

Ben alışmam çünkü meselenin aslını unutmadım.

Gerçek sorunumuzun ne olduğunu, beni neyin rahatsız ettiğini ve neyi istemediğimi unutmadım...

Ama sanki herkes unutmuş gibi...

Unutmuş gibi, “Fiyonk olur mu, olmaz mı?”yı konuşuyor.

Sanki şimdiye kadar bizim bütün derdimiz türbanın bağlanma şekliydi!

Her türlü örtüyü kabul ediyorduk da nasıl bağlanacağı konusunda kararsızdık!

Bütün itirazımız buydu!

Öyle mi?

Yani fiyongu kondurunca o örtü türbanlıktan çıktı mı?

Çarşafı, pardösüyü giyecek, ona itiraz etmeyeceğiz, sadece fiyonguna bakacağız!!!

Koskoca akademisyenlerin, profesörlerin, bilim adamlarının, laiklerin tek derdi bu muydu?

Ne yani?

Fiyongu bağladı, kız laik oldu,

öyle mi?

Öyle olmadığını hepimiz biliyoruz.

Fiyonklu ya fiyonksuz, o tarif alenen türban.

Asıl trajedi (herkes traji-komik dese de artık ben komik bir şey göremiyorum) ne biliyor musunuz?

Bizi yani laikleri getirdikleri yer.

Tartışmayı indirdikleri yere bakın.

Tartışmaya da değil, bizi getirdikleri noktaya bakın.

“Laikliklik gidiyor mu?”, diye tartışmamıza fırsat bırakmadılar. Bizi bir fiyonga fit olur hale getirmek istiyorlar...

Öğrencilerle de değil, sadece kız öğrencilerle ilgili bir yasa!

Hangi akıl, hangi mantık, hangi sezgi size bunun demokrasi olduğunu söylüyor?

Fiyonk demokrasiyse, laiklik ne o zaman?

Pardösü mü?

Yoksa hâlâ, en basit anlamıyla, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olması mı?

Eee?

Din yasaya giriyor...

Din, resmen bir yasa konmaya çalışılıyor, farkında mısınız?

Hani?

Hani nerede bu laiklik?

Ne fiyongu yaa...

Hangi fiyonk

DİĞER YENİ YAZILAR