"Resim altı yazacak olsaydım..."

Dilek Önder son günlerde gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanıp gündemi kaplayan fotoğrafları kendine has üslubuyla yorumluyor.

Haberin Devamı

MAZHAR-BİRİCİK HANGİ ALEMDELER?

Onların bu fotoğrafları gözünüzden kaçmamıştır. Uzakdoğu dinlerine merak salmışlar gibi...
Bir tuhaflık var ama ne?
Bu tuhaflığın ne olduğunu çok düşündüm. Galiba sonunda buldum.
Aslında Mazhar Alanson'da Budizm mudizm ya da bu durumlar yadırganmıyor...
"Ondan beklenir", "O uçuktur", "Şimdi belli ki buna merak salmış" yorumları rahatlıkla yapılır.
Dedim ya, yadırganmaz.
Tuhaflık nerede biliyor musunuz?
Yakışmıyor.
Onun daha özgür olması gerekiyor gibi...
Ateist olsa mesela...
Ne bileyim; asi bir hali var ya, onu eğitmeye, bir yerlere bağlamaya çalışmasa, şekil yapmasa daha iyi olmaz mı?
Tıpkı eskisi gibi...

BOŞANDIKTAN SONRA ZUHAL OLCAY HEP BÖYLE

Boşandığından beri yani aylardır neredeyse hergün, onun bu fotoğrafını en az bir gazetede görüyorum.
Gördükçe de irkiliyorum.
Fenalık geldi.
Üzerindekilerin oyunun kostümü ve makyajı olduğunu bile bile kırmızı peruklu bu hali ona yapıştı sanki.
Öyle kaldı sanki...
Bundan sonra da hep öyle kalacak sanki...
Alıştığım cool kadını arıyorum.
"Siz karıştırıyorsunuz. Ben aldatılmadım ki..." diyen kırmızı saçlı Zuhal Olcay'ı sevmiyorum.
Kısacası onun bu fotoğrafından bıktım. Çok kötü.
Hiç Zuhal Olcay değil.
"Ne yapayım, gazeteler bu resimleri kullanıyor" demesin. Yeni fotoğraflar verirse yenileri çıkar.
Ha, oyunun promosyonuysa eğer ki, bir hayat kadınını canlandırıyor; o da kötü...
Hiç hayat kadını gibi değil.
O yine suskun, mesafeli, ulaşılmaz olsun...
Ama biz ona ulaşalım...

DİĞER YENİ YAZILAR