Pisuvar gerginliği...

Haberin Devamı

En heyecanlı yerinde kalmıştık.

“Bir erkek güzel bir kadınla yalnız kaldığında”yı anlatırken...

Ama tanımadığı bir kadın olacak. Yoksa eşi sevgilisiyle değil.

Nietzsche ne demiş?

“Her güzel kadının olduğu yerde, bir de onu sevmekten(!) bıkmış zavallı bir erkek vardır.”

Peki adam niye zavallı?

Onu da siz bulun.

Biz konumuza dönelim.

Bir erkek güzel bir kadınla yalnız kaldığında...

Zaten çoğu bir b.k beceremez de! Yani konuşamaz bile...

Neyse bunlar ne hallere girerler ona bakalım. Biraz eğlenelim...

Dünkü yorumlarda biri demiş ki,

“Burunlarını hafifçe yukarı kaldırıp farkında değil havası yaratmaya çalışırlar.”

Aynen öyle.

Onların bu durumları pisuvar gerginliğine benzer.

Evet, pisuvar gerginliği...

Orada akıllarında sadece iki soru vardır:

1- Yanımaki adam benimkine bakıyor mu?

2- Benim onunkine baktığım şüphesine kapılıyor mu?

Onun için pisuvarda erkekler sürekli kafalarını yukarı kaldırırlar.

Ya da tükürürler.

İlgiyi dağıtmak için mi, neyse... Yani “sen normal birisin” mesajı verirler.

Ne gerek varsa!

Kimse aksini söylemedi ki zaten.

“O kadar normalsin ki, umurumda değilsin. Ben senin gibi güzel çok kadın...” hareketi...

Hele kendini yakışıklı sanıyorsa...

Eyvah eyvah!

Çirkin erkekler bu konuda daha başarılıdır.

Niyeyse!

Tamam, fark etmemiş gibi yaparlar ama o andan itibaren bunları bir heyecan basar.

Strese girerler.

Aşırı normal davranırlar dedim ya, o arada bir şeyi gözden kaçırırlar.

Bacakları seyirir.

Hızlı hızlı sallanır ama insiyaki olarak... Bunu fark ettiğinde ise artık çok geçtir.

İlk firesini vermiştir ve daha da kötüsü bunu kadın da görmüştür.

Zaman ilerledikçe de, yani kadınla yalnız kalma süresi kısalmaya başladıkça bunları bir telaş alır.

Biri de “Uçakta nasıl yalnız kalıyorlar, anlamadım” diye sormuş.

Yanına fıstık gibi bir kadın oturursa, anlarsın!

Bırak uçağı, dünyada yapayalnız hissedersin kendini... Bir yardım eli ararsın. “Biri bana ne yapacağımı söylese” diye yalvarırsın!!

Yalan mı?

Çünkü o kadınla hiç konuşmadan, konuşamadan ayrılmak onlar için erkencilik kadar olmasa da, onun bir alt seviyesi kadar fena bir durumdur.

Kendine güveni sarsılır. Önce “Ne söyleyebilirim?” diye düşünür. Ama aklına hiçbir mantıklı fikir gelmez.

Sonra kendisiyle muhasebe yapmaya başlar.

Aklından şunlar geçer:

“Ne salak adamsın.”

“Benim bu tür durumlarda konuya girecek cümlelerim olması lazım.”

“Benim yerimde Murat olsa, çoktan konuya girmişti.”

Daha sonra da savunma mekanizması çalışmaya başlar. Kendine haklı mazeretler bulur.

“Kadınlar böyle yavşak adamlardan hoşlamazlar.”

“Zaten parmağında yüzük vardı... galiba!”

Ama akşam eve gidip tek başına yatağa girip yalnız kalınca o savunması paralize olur.

Başa döner:

“Benim bu gibi durumlar için cümleler bulmam lazım!”

Ha, bulur mu?

Bulamaz...

DİĞER YENİ YAZILAR