Kaç gündür yazıp duruyorum ya, “nasıl tanışılır”, “tanışılsın mı” diye...
Hep kadın tarafından baktık olaya...
Peki danalar bu işe ne diyor?
Bugün sıra onlarda...
* “Kadın isterse olur. Plajda olur, trende olur, benzincide olmaz. Markette olur. Kırmızı ışıkta olmaz, otobüste olur. Minibüste olmaz, dolmuşta olmaz. Tecrübeleriyle sabittir.”
Tabii erkeklerin çoğu da kadınlar gibi bu konuda karamsar.
* “İnanın kimse kırmızı ışıkta göz göze geldiği, markette veya garajda gördüğü birisi ile öyle damdan düşer gibi konuşamaz... Hayat bu kadar basit midir yaa... Aşkı sokakta kırmızı ışıkta duran BMW’deki beyde veya güzeller güzeli hanımda arayanlara seslenmek istiyorum. Yok böyle bi şey... Aşk yanıbaşımızda iken bile konuşmakta zorluk çeken bizler, ilk kez gördüğümüz birisine gidip hoşlandığımızı söylicez... Varsa böyle burnu kızarıklar bilmiyorum... Ama ben tanımadım, duymadım henüz böyle bişey.. Ay efendim geçenlerde markette arabasına ekmek koyarken göz göze geldik, geldi bana dedi ekmeyimi sizinle yiyebilir miyim!!! komediyiz yaa...”
Sen öyle san! Bak neler var:
* “Aslında bilirsiniz, o an bilmeseniz bile bir sonraki an çoktan planlamışsınızdır. Artık sıkınıtı, bildiğinizi nasıl uygulayacağınızdır. İki tarafın, kısa süreli de olsa, birbirine bakması elzemdir. Ondan sonra denenmiş ve karşılık alabileceğiniz söylemler şöyle sıralanabilir:
1. Yanına paşa paşa gidersin, 100 m ilerden mail atamayacağına göre, olduğu gibi anlatırsın mevzuyu: ‘Merhaba, ben seni daha önce hiç görmedim ama biraz önce fark ettim ki sen de bana baktın. Ben bir sapık filan değilim, amacım sadece seninle tanışmak. Eğer tanışmak istemezsen, bir daha, muhtemelen birbirimizi görmeyeceğiz. Ben istedim ki, işi şansa bırakmayalım’ der, hafif meşrep de gülersin.
2. Yine yanına gidersin ve bu sefer şöyle bir diyaloğun içine girebilirsin:
- Kusura bakmayın, izin verirseniz size bir şey söylemek istiyorum.
- Buyrun?
(İnsansa buyrun der, demiyorsa uğraşmayınız.)
- Ben ne sizi tanıyorum, ne de sizin bir arkadaşınızı. Ne ailenizi tanıyorum, ne de sizle alakalı herhangi birini.
- Ee, yani?
- Yanisi şu, simdi ben size böyle geldim ya, size böyle gelenlerle çat diye bir şeyler yapacak birisi değilsiniz muhtemelen.
- E tabi ki.
(Bu cevabı verirse, kısık ateşte pişirmeye devam edin.)
- O zaman sizinle tanışmamı sağlayacak kişilerle nasıl tanışırım, lütfen onu söyleyin (burada hafiften bir gülersin), isterseniz onların arkadaşlarını da söyleyebilirsiniz, sizinle tanışana kadar kiminle tanışmam gerekiyorsa tanışırım ama yeter ki bir kahve içelim beraber. Bir kahvecik? (Burda da güleceksin, yine hafif.)”
Senden korkulur!!!! Atıyor musun, ne? Atmıyorsan hele bir de hoşsan seninle birlite olacak kıza...
Hangisi?
A- Ne mutlu! B- Yazık!
Ama bak yalnız değilsin:
* “Ben bu şekilde 20-25 bayanla tanıştım. Yaklaşık yarısıyla bir ilişkim oldu (ki biri 1 yıla yakın sürdü) 5-6’sıyla arkadaş olduk, arada bir görüşüyoruz. Neden utanayım ki? Kendimden mi? Duygularımdan mı?”
Demek ki neymiş? Onu da yeni filozofumuz söylesin:
* “Hiç kimse mükemmel değildir. Mükemmel (insan) utanmazdır. Anında müdahale mrb oki.”
Oki doki!!
Haklı mısın, nesin...
Peki danalar bu işe ne diyor?
Haberin Devamı

