Ben bıktım, onlar bıkmadı... Hâlâ umutları var. Yine, “uzun zamandır tanıdığınız bir erkekle bile yeni heyecanlar hissedebilirsiniz” diyorlar.
Üstelik bu sefer biraz abartmışlar.
“Hangisini alırdınız?” diye de soruyorlar.
“Sizin tarzınız hangisi, onu verelim...”
Duygusal, vahşi, spontane,
tabusuz...
Hangisini alırdınız?
Ay çok naziksiniz...
E, hadi duygusal alalım. Yanına da armutlu vokta lütfenn...
Bakalım başımıza neler gelecek?
Diğerlerini daha sonra kullanma hakkımız var mı acaba?
Vardır vardır...
Hepsine bakarız teker teker...
Sonunda da ortaya karışık...
Adım adım ne yapacağımızı anlatmışlar.
“Havaya sokmak için: Sabah birlikte duş almak, saunaya gitmek, omuzlarına masaj yapmak yumuşak seks için güzel birer hazırlık yerine geçer.” Hazırlığı mı kalmış! Bu hazırlıksa sonra ne yapılıyor ki? Ben size söyleyeyim, o iş orada biter.
TÜRKÇE MÜZİKLE SEKS OLMAZ
Ama onlar devam ediyor:
“İpek ve saten: Baş başa kalmadan önce uygun müzik ve mumlar sayesinde rahat ve çekici bir ortam yaratın.
Saten ya da ipekten yapılmış gecelikler giyin. Bu kumaşların verdiği hissi hem siz hem o çok seveceksiniz.”
Ben de saten maten deyince çarşaftan bahsediyor sandım. Onu komik seks isteyenler bölümünde anlatacaklar herhalde... Patinaj çekerekten...
Ayrıca size bir tüyo; mum ışığı hiç iyi bir ışık değildir. İnsanı çirkin gösterir.
Müzik çok önemlidir.
Mesela, Türkçe olmaz. Bizimkiler genellikle hüzünlü olduğu için ortama ters düşer. Hopbidi hopbidi olanlarla da havaya giremezsin. Hadi size son bir tüyo daha... Buddha Bar 3’ün, biri... Arkadaşınla dinlesen, dostluğun tehlikeye girer. O derece yani...
“Isınma programı: Köpüklü bir banyo mu? Su küvete dolarken siz ipek kimononuzla ortalıkta dolaşıp etrafa tütsüler yardımıyla aromatik kokular yayılmasıyla ilgilenin.” Banyoya takmış bu.
Yıkanmaya mı, seks yapmaya mı geldin? Adama seks diyorsun, o hemen banyo diyor. Deli mi ne? Hamama mı gideceksin nerede yıkanacaksan yıkan da gel. Nedir bu yaa? İki lafın başı banyo... Bak bunun duygusallığı falan kalmıyor ona göre...
GÖZÜNE MÖZÜNE BAKMAZ...
Ayrıca ne o öyle? Yeni boşanmış kadınlar gibi, elinde tütsüler, ipekler falan...
Kaçar adam, söyleyeyim... Öncekiler tütsü yapmadığından olmadı sanki!
Koyarsın bi köşeye kendi kendine tüter.
“Odanın içinde ihtiyacınız olan herşeyin hazır bulunmasını sağlayın. Kumaşlar, jeller, losyonlar, masaj yağları, tüyler...”
Ne o? Müsamere mi yapacaktınız? Derya Baykal’ın programı gibi... Tüyler, kumaşlar... Şapka falan yaparsınız belki...
“Bilinmeyen yüzlerinizi göstererek sizi yeniden keşfetmesini sağlayın”
Olur. Herkes de lebiderya çünkü...
Ha, pardon. Diyor ki, ufak değişiklikler...
Mesela hep gözünüzü mü kaparsınız, bu sefer açık tutun.
O da gözüne bakacaktı... Gözüne mözüne bakamaz.... Bırakın bunları yahu...
Zaten seksin duygusalı mı olurmuş?
Onun duygusalı olur mu?
Haberin Devamı

