Onlar daha mı çabuk unutur?

Haberin Devamı

Sanki öyle değil mi?

Erkekler yani...

Bir kadını unutmaları daha kolaymış gibi...

Kadınlara kıyasla yani...

Şimdi bunu dedim ya, başlarlar; “biz duygusuz muyuz,” “herkes aynı değil!” diye...

Ne hemen ayaklanıyorsunuz ki?

Kötü bir şey mi dedik?

Daha mı çabuk unutuyorsunuz dedik, o kadar...

Ayrıca daha çabuk unutmak kötü bir şey mi?

Şimdi bakın, bir kadına bu soruyu sorduğunuz zaman yani “bir adamı unutmak ama tamamen unutmak kolay mıdır? Unutulur mu?” diye...

Hemen cevap verir. Hiç düşünmeden...

Ya, “Unutulur, unutulur... Hem de nasıl unutulur!” türünden intikam kokulu bir cevap verir veya, “üfff... Zor ama sonunda unutuluyor” der ya da ne bileyim, “başlarda hep unutamayacağını sanırsın ama...” gibi bir şeyler der.

Ya şu “hem de nasıl unutulur!” cevabı var ya, ne güzel değil mi? Yazarken çok hoşuma gitti. Adam kimbilir nasılsa!!

Yani unutulandan sonraki...

Heh heh hee...

Hemen aklınız başka yere gitmesin! Hiç öyle bir şey düşünmemiştim. O da iyi olsun da, ben ilişki anlamında kimbilir ne kadar iyi demek istedim.

Zaten hiçbir kadın diğeriyle daha iyi seks yaptım diye ötekini unutmaz.

Evet acısı hafifleyebilir ama ötekini silmeye yetmez.

Gelelim bizim danalara... Şimdi, aynı soruyu bir erkeğe sorduğunuzda...

Hiçbiri hemen bir cevap vermez.

Önce kısa bir süre düşünür sonra da, “nasıl yani?” diye sorar.

Bunlar nedense duygusal soruları anlamazlar.

Sözlüye kalkmış gibidirler...

Daha doğrusu o tür sorularda “dana” gibi algılanmamak için sanırım, bir dururlar.

Yani cevap hem bir dananınki gibi olmayacak hem de samimi olacak. Böyle bir cevabın peşine düşerler.

Çünkü o diğer erkekler gibi değildir!

Bunlar öyle değil mi? Hiçbiri kendini dana sanmıyor.

Sorun mesela birine, bu unutmakla ilgili soruyu...

Ben söyleyeyim, size 5 soruyla geri dönerler...

“O mu ayrıldı?”, “Ben mi ayrıldım?”, “Aldatarak mı ayrılındı?”, “Az mı seviyordum, çok mu?”, “Uzun ilişkiden mi, kısasından mı?” zart zurt...

Yahu, iki gün yatıp kalktığını mı soracağım sana?

Soru, “Sevmişsin, ayrılmışsın mesela...”, “Sevişmişsin ayrılmışsın” değil. Böyle azarlayınca toparlanır.

Kaşlarını kaldırıp, gözlerini de açıp düşünür. “Ne yapıyordum ben?” diye...

İçinden gelen, “Ya, ne bileyim, üzülürüm tabii... Üzülmüşümdür o zaman” gibi bir cevaptır. Ama böyle söylerse duyarsızlıkla suçlanabileceği varsayımıyla onu söylemez.

Sonra..

Akıllısı şöyle bir cevap verir:

“Kısa ama yoğundur.”

Genelde bu kelimelerden sakınırlar ama öyle olsun...

Kısa ama yoğun...

DİĞER YENİ YAZILAR