- Onur bana ait Sayın Koizumi.
- Siz Yunanlılar'a hayranım. Sizi kıskanıyorum.
- Sağolun, ama neden?
- Seks yüzünden... Duyduğuma göre çok iyi seks yapıyorsunuz. Sekste üzerinize yok. Keşke biz de öyle olsak.
- Öyleyizdir. Ama ben bu işleri bıraktım. Artik evliyim.
- Ben de gençken çok hızlıydım.
- Tabii ki ben de öyle... Gençken ilk seferden sonra hemen kendime gelir, ikincisini isterdim.
Herhalde bu diyalogu okudunuz. Belki atlayanlarınız vardır diye bir daha yazdım.
Ayrıca okuyanların bir daha okumasında da fayda var.
Çünkü bu diyalogdan çıkarılacak çok ders var.
Atlamayın...
Birinci ve en önemli ders; erkek, erkektir. Başbakanı, şoförü, Yunanlısı ya da Japon'u fark etmez... Hele seksten bahsediyorlarsa... Ekonomi ya da uluslararası ilişkilerin araşma bir şekilde seksi sıkıştırmak erkeklere özgü bir marifettir. Bunun gibi daha pek çok maharetleri vardır. Ancak bu yetenekleri bir yere kadardır. Nereye kadar mı? Yukarıda okuduğunuz yere...
"Ben bu işleri bıraktım. Artik evliyim."
Haaa, demek ki çıkarılacak ikinci ders nedir? "Evliler seks yapmaz." Yani en azından eşleriyle...
Bu tabii çok klasik bir sonuç ama Yunanlılar'da bile durumun bu olduğunu başbakanın ağzından öğrenmek yüreğinize su serpebilir diye vurguladım.
Bu arada gecen bahar yaşadığımız bir olay aklıma geldi. Sitenin içindeki bütün kedilere dişi-erkek, yaz-kış demeden tecavüz eden komşunun kedisi... Sahibi, şikâyet üzerine onu kısırlaştırmıştı. Bir ay sonra onu bahçede kozalaklarla oynarken görmüştük. İçimiz acımısti. Yazık!
Kıssadan hisseyi siz çıkarın artik.
"Herkesin bir kozalak zamanı vardır", "Ona buna saldırırsan sonun kötü olur", "Bari çaktırmadan yap" gibi...
Bu öldüren diyalogda Japon başbakanının su sözlerine de dikkat etmek gerekiyor;
"Keşke biz de öyle olsak" diyor ya, oraya...
Bir ülke insanları için, bir başbakanın daha anlamlı ve samimi bir dileği olabilir mi?
Bunu yazarken gayet ciddiyim.
"Mutluluklar dilerim", "Bize mutluluğun sırrını verir misiniz?" gibi bir şey bu. Karşılıklı bir anlaşmaya kadar gider bu iş. Düşünsenize seks yapıp mutlu olan bir sürü Japon. O gerginlikleri, yüksek sesli nidaları bir anda yok olmuş... Fotoğraf çekmeyi bile bırakırlar.
Bırakabilirler mi? Bu sefer de birbirlerini sevişirken çekip durmasınlar! Alışana kadar olur o kadar canım...
Zaman tanımak lazım.
Bu arada konuyla ilgili olduğu için bir de dipnot koymuşlar habere; bir araştırma sonucuyla ilgili. Buna göre, Yunanlılar yılda ortalama 135, Japonlar 45 kez seks yapıyormuş. Türkler ise yılda ortalama 111 kez...
Rakama bak; 111
Bunlar hesabı şaşırmışlar; onun aslı, l+1+l'dir. Yani yılda üç kere falan. Onların tarihleri de bellidir zaten; ikisinin doğum günü ve yılbaşında...
Yok gerçekten sonuç 111 çıktıysa da detaylı bakmak lazım. Bu 111'in içinde tecavüz ve mastürbasyonlar da dahildir.
Bu rakamın yüzde 70'i mastürbasyon olsa, 38'i de tecavüz, iste geriye kalıyor, 3. Hesap tutuyor.
O halde, ortaya ders alınacak bir durum daha çıktı:
Evlenirken hesabınızı kitabınızı iyi yapın...
Öldüren diyalog
- Sayın Karamanlis, öncelikle Japonya'ya hoşgeldiniz demek istiyorum. Bizi onurlandırdınız.
Haberin Devamı

