Dünyayı kadınlar yönetseydi ne savaşlar olurdu ne de kavgalar...” diye düşünürken...
Bunun üzerine beyin jimnastikleri yaparken...
Önce geçen hafta bir kadın bakan, Nimet Çubukçu, “Nikâhsız kadınlar dövülebilir” dedi. Bu anlamdaki bir yasa teklifini savundu. Daha aradan 3-5 gün geçmeden, Diyarbakır’da bir kadın öldürüldü. 35 yaşında bir kadın.
İmam nikâhlı kocası tarafından öldürüldü.
35 yaşında, 5 çocuk sahibi bir kadın, uyuşturucu bağımlısı kocasından şikâyetçi olmuştu.
Ama Ailenin Korunmasına Dair Kanun’da yer almadığı için şikâyeti işleme konulmadı.
35 yaşındaki kadın öldürüldü. Nimet Hanım da haberi okumuştur herhalde...
Bunun sorumluluğunu hissediyordur herhalde... Kim bilir belki rahatlıkla “O da bunu haketmiş” de diyebiliyordur.
Ben anlayamıyorum.
Şimdi de bir kadın milletvekili çıkıyor ve bakın ne diyor? AKP Adana Milletvekili Zeynep Tekin:
“Tiryakinin tedavi masrafı ödenmesin.” Ne akılcı bir çözüm! Daha iyisi düşünülemezdi! Keşke Zeynep Hanım milletvekili falan olmasaymış.
Bu tür önerileri, altın günlerine, çay partilerine saklardı. Biz de duymamış olurduk.
VAR MI İTİRAZINIZ ZEYNEP HANIM?
TBMM’deki bir kadın milletvekiline yakıştıramadık.
Niye mi? Anlatayım...
Şimdi aslında ana fikir doğru. Yani sigaranın bırakılması gerektiği...
Artık herkes bir şekilde bırakmayı düşünüyor zaten.
Gençlerin de başlamaması gerekiyor. Burada da hemfikiriz. Ama... Sigara tiryakisinin sağlık masrafının karşılanmaması ne demek?
Böyle önlem mi olur?
Yani “püfür püfür içecek içecek... Sonra da gelin beni tedavi edin diyecek. Olmaz böyle şey” kafası bu.
Bunu söylemiştim, bir kez daha söylüyorum: “O halde şişmanların da tedavi masrafı ödenmesin.”
Yiyecek yiyecek, sonra da beni tedavi et diyecek, olmaz böyle şey!
Var mı itirazınız, Zeynep Hanım? Aynı mantık...
Sizin mantığınız yani...
BİR AYDA 100 GRAM VERMEYE BENZEMEZ
Bakın, herkes sigarayı bırakmayı düşünüyor. Tıpkı sizin kilo vermeyi istediğiniz gibi...
Yanılmıyorsam bir ayda 100 gram verdiğinizi açıkladınız.
Onu da geri almışsınızdır eminim, belki de daha fazlasını... Var mısınız? Sizin de tedavi masraflarınız karşılanmasın.
Ya da diyelim ki teklifiniz yasalaşınca, bir insan da sırf bu sizin teklif ettiğiniz yasa yüzünden ölünce...
Ölürse...Tıpkı Nimet Hanım’ın başına geldiği gibi...
Vicdanınız rahat edecek mi? Bakın, bunlar çağ dışı düşünceler. “Sallandıracaksın üç kişiyi Taksim’de” türünden...
Ben size şimdi başka bir öneride bulunacağım. Hem de öyle çay partilerindekinden değil. Tam bir milletvekiline yakışır cinsten. Madem ki sigaraya bu kadar karşısınız ve bir şeyler yapmak istiyorsunuz, olayı kökünden çözelim.
Değil mi? Doğru olan da bu değil mi? Milletvekili olarak size yakışan bir teklif götürün Meclis’e.
Deyin ki, “Bütün sigara fabrikaları kapatılsın, sigara yasaklansın.”
Tıpkı bir uyuşturucu gibi muamele görsün.
Getirin böyle bir teklif. Niye getirmiyorsunuz?
Hı?
O halde şişmanların tedavi masrafı da ödenmesin
Dünyayı kadınlar yönetseydi ne savaşlar olurdu ne de kavgalar...” diye düşünürken...
Haberin Devamı

