Haberin Devamı
Önce size gerçek bir hissiz adamın mail’ini ileteceğim.
“Merhaba,
Dilek hanım, 06.01.09 tarihli yazınızdaki biri olmak hiç rahatsız etmiyor.
Neden?
Siz ister dana deyin, ister başka sıfat kullanın sizi bağlar..
Sanki her kadına ÂŞIK olunurmuş gibi...
Evet ne olacaktı ki?
Bütün bu anlattığınız süreçte başroldeki amcaya eşlik eden bayanlar sanki farklı mı?
Alan veren razı, sizin yapmaya çalıştığınız şey, her ilişkiye anlam katma telaşı...
Birileri ile ilişkilerin bu çerçevede olması arz - talep dengesi değil midir??
-Hissiz Adam mışş.. Hiç de bile.. Ne kadar hisleniyorum şahsen....:)))
Sevgi -Saygı ile.”
Görüyorsunuz, çok da tın!!! yani...
Tanıdınız değil mi?
Bu, o.
Sizin hissiz adamınız...
Hissiz dana diyelim bunlara, daha iyi değil mi?
Mail’in sonuna da bir özlü söz, bir de şiir eklemiş:
Karanlığın en koyu olduğu an,
Aydınlığın en yakın olduğu zamandır.
“Gözlerimizi bir pula satıp geçmişiz bir yana,
Ölmesini bilenlere yüz çevirmemiz bundan!
Körüz gözbebeklerimize mil çekilmiş mil...
Acımasız bir namlu şakağımızda soğuk,
Tetikte kendi parmağımız yabancının değil!”
Rıfat ILGAZ
Hissiz missiziz ama icabında şiirden de anlarız diyor, şöyle Kurtlar Vadisi tadında...
Dün, “Bu hissiz adamlara ne yapmak lazım?” ı yazacağım dedim ama ondan önce bir işimiz daha var.
Çünkü herkes, “ne yapacaksın ki?”, “onlarla birlikte olanda kabahat”, “anladığın an bırak gitsin”, “neden bile bile birlikte oluyorsunuz o zaman?” “devam ediyorsan hak ediyorsun” deyip duruyor.
Doğru.
Bunların hepsi doğru ama dile kolay...
Sıyrılmak o kadar kolay değil.
“Bırak” denilince bırakılmıyor.
Eninde sonunda kurtuluyorsun ama...
Ama o sırada...
O sırada...
Bakın biri bunu nasıl tarif etmiş:
“Aslında hemen anlıyor insan bir şeylerin doğru gitmediğini ama ya seçeneksizlikten ya zaten aşka inancını kaybetmiş olmaktan ya sıkıntıdan, amaaann monoton hayatımda bari bi heyecan olsun falan derken bi bakıyorsunuz bu saçma anlaşmanın bi parçası olmuşsunuz. Zaten adam da yakışıklı ve diğer konuda da (!) iyiyse vazgeçmek pek kolay olmuyor. Kendinize ne kadar söz de verseniz, bunun özsaygıyı ne kadar yaralayıcı olduğunu da bilseniz boş bi anınızda yine döngüye düşmek işten bile değil doğrusu :)”
Bir de adamlar pardon hissiz danalar insanı duygusal olarak öyle taciz ediyorlar ki! Sevgiye boğmalar, kendini çok güzel hissettirmeler...
Sonra da ilişkiyi liberal-demokrat hale getirmeler...
Kızların ezberi dağıldı.
Ama demokrasilerde çare tükenmez arkadaşlar...

