Erkeklerin kıskançlıklarının tarihi 7 bin yıl öncesine dayanıyormuş.
Üç üniversitenin ortak araştırmasına göre erkekler yedi bin yıl önce de kadınlar uğruna ellerini kana buluyorlarmış.
Neolitik çağdan beri...
Yani Cilalı Taş Devri’nden bu yana...
Araştırmada, erkeklerin kadınları korumak için rakip kabilelerin erkeklerini öldürerek toplu mezarlara koydukları ortaya çıkmış.
Toplu mezardan çıkarılan 34 kişinin kemiklerinden, kabile üyelerinin büyük bölümünün başlarının sol tarafına aldıkları darbenin etkisiyle öldükleri belirlenmiş.
Elleri bağlanarak muhtemelen taş baltalarla öldürülüyorlarmış.
7 bin yıl sonra gelinen noktaya bakın.
7 bin yılda “Ne bakıyon lan? Gavat mıyız lan biz burada?” seviyesine yükseldiler...
Yükseldi dediysem artık konuşabilmeleri bakımından....
Yoksa duygu aynı duygu...
Yani, “Augh, ugh ugh” diye sadece nidalarla da anlaşmaya çalışabilirlerdi...
Hoş hâlâ bazen çok da farklı olmuyorlar ama...
“Konuşmayı sevmiyoruz” söylemleri buradan kaynaklanıyor zaten.
7 bin yılın alışkanlığı var.
Böyle alışmışlar; direkt aksiyon.
Duygularının karşılığı neyse, o.
“Seni anlayamıyorum” lafları da da aynı sebepten...
Normal bir ses tonunda anlatınca bir şey anlamazlar.
Aynı şeyi, bağırarak el kol hareketleriyle söyle, bak nasıl hemen anlıyor.
Hala çoğu içgüdüsel yaşıyor da ondan...
“Ana! Kadınıma bakıyor lan bu!” Pata küte, pata küte...
Şimdilerde toplu mezarların olmayışı birbirlerine attıkları kazıklardandır. Bu yüzden artık bireysel olarak çalışıyorlar.
Oysa bi konuşsalar...
Konuşabilseler...
“Kardeşim niye bakıyorsun?” dese...
Öteki de belki,
“Gözüm daldı, pardon” diyecek. İş orada çözülecek...
“Sana ne? Bakıyom işte” diyeni de ilgililere şikâyet etse...
Ortamdan gitse...
Veya hiçbir şey yapmasa, kadın işi çözse...
Duruma göre, kavga hariç bin çeşit çözüm bulunabilir.
Ama konuşabilirsen tabii...
Zira konuşmak bilgi ve donanım ister.
Tabii hepsi hiddetini bakan adama yöneltmez.
Kadına yüklenenler de vardır.
“Ne bakıyor bu i..e sana?”
“Ne bileyim niye bakıyor?”
“Bakıyor işte...”
“E, zaten i..eymiş, boşver.”
“Bak, tepemi attırma!”
Gördünüz değil mi, geldikleri nokta aynı: Tepemi attırma noktası...
Attırırsam ne olur?
En sinir oldukları laf da budur.
Daha da fenası var biliyorsunuz:
“Attırırsam ne olur oğlum?”
Ne olur?
En medenisi duvara, masaya yumruk atar.
Sakın siz kendinize bakın falan demeyin.
Biz en fazla, en fazlasından kıçınıza tekme atarız...
Ne bakıyon lan?
Haberin Devamı

