N’oluyor bu erkeklere?

Haberin Devamı

N’olacak? Testosteronları düşmüş. Bu konuda size bir iyi, bir kötü haberim var. Hangisini önce söyleyeyim? Önce kötü olanı...

“Testosteronunuz düşmüş” (anladınız siz onu...).

Bozmayın moralinizi. İyi haber de var:

“Düşük olanlar yüksek olanlardan daha çok yaşıyormuş.”

Allah işte bir yerden alıyor, bir yerden veriyor...

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, dün aynı başlıkla erkeklere n’olduğunu gayet bilimsel bir biçimde anlatmış.

Mesele “testosteron” meselesiymiş...

O anlatmış ama ben durumdan vazife çıkardım. Onun tanımlamalarını gerçek hayata uyarlama vazifesi...

Diyor ki:

“Son zamanlarda erkek cinselliği ciddi bir sıkıntı içinde...”

Ciddi bir sıkıntı...

Uzmanlar şimdi şu sorunun cevabını arıyorlarmış:

“Testosteron nereye kayboldu?”

Onu geri istiyorlar...

Aslında bulmuşlar.

Bulmuşlar da, buldukları yeri beğenmiyorlar.

Çünkü beyinde...

Bir de eczanelerde...

Eczanede olanı pek de gururlarına yediremiyorlar.

Beyindekiyle de başedemiyorlar. Çünkü olay şöyle gelişiyor:

Beyin yumurtalıklara, “testosteron üret” emri veriyormuş ama zaman baskısı, itişip kakışma, telaş, iç ve dış çatışmalar, endişe, güvensizlik, beyinin gönderdiği üretim uyarılarını azaltıyormuş.

E, o zaman kaçamaklarda nasıl oluyor yani? Ya da olmuyor mu?

Evden kaçmalar, azgın teke sendromları da bu sıralarda ortaya çıkıyormuş.

Yani azgınlıklarından değil, tam tersine, azma umudundan...

“Ben senin beni azdırma ihtimalini seviyorum” durumu yani...

“BİRAZ HASTAYIM”

Bunların hormonları düşünce ilk başvurdukları yalan şuymuş:

“Biraz hastayım.”

Haa.. Ondanmış!

Ben şimdi anladım.

Erkeklerin en ufak bir hastalıkta, yani nezle bile olduklarında kendilerini veba olmuş havalarına sokmalarını...

Halbuki hasta değil, yasta adam!

Bizim, “Bugün başım ağrıyor” un erkek versiyonu... Tek farkla; biz yas tutmayız, onlar tutuyor...

Yaa...

İlahi adalete inanır mısınız?

Ben inanırım.

Hep inandım.

Siz bizimle çok dalga geçtiniz, çook...

Ama gördünüz işte! Hepinizin testosteronu düştü.

Hem de bu kadın bolluğunda.

Sizinki de şans işte...

O devirde, eskiden yani, çok eskiden... Testolarınızın tavan yaptığı yıllarda piyasada kadın yoktu. Yani azdı.

Şimdi ortalık “libido kızlar” la kaynıyor, sizde tık yok.

Bunlar iyi günleriniz...

Daha başınıza neler gelecek neler...

Muayyen günleriniz bile olacak. Hani arkamızdan, hatta bazen yüzümüze karşı diyorsunuz ya;

“Kadının aybaşısı tutmuş belli” diye...

Aaa... Varmış.

Bunların testoları düşünce bakın nasıl oluyorlarmış?

“Depresif bir ruh hali ve yorgunluk, halsizlikle başlıyor. Sinirlilik, alınganlık, öfke atakları” yla devam ediyor.

Bu size neyi hatırlatıyor?

Yani artık biz de rahatlıkla arkalarından konuşabiliriz:

“Aaa... Bunun testosu düşmüş, belli!”

Artık bu durumunuzdan nasıl bir sonuç çıkarırsınız, bilemem.

Bence şunlardan biri olur:

“Aha! Bittik lan biz artık.”

Veya:

“Ohh... Hiç olmazsa yalnız değilim.”

DİĞER YENİ YAZILAR