Araya parça koyduk. Hani eskiden araya parça koyuyorlardı ya, normal filmi seyrederken pat, araya porno girerler sonra da hiçbir şey olmamış gibi film devam eder.
Sonra “pat”, bir daha...
Ben de araya parça koydum, siyaset parçası...
Şimdi de, hiçbir şey olmamış gibi devam edeyim diyorum...
En son, “Şarabın tadı müziğe göre değişiyor”dan girip “Bir tek şarabın tadı olsa iyi,” o “nun da tadı değişir”den çıkmıştık...
Şimdi biraz daha ileri gidelim.
“Adam kadını içirdikten sonra kucakladığı gibi yatağa...” diye başlarmışım. İleri gideceğiz ya!
Şu kucaklama işi de ayrı bir konu aslında. Gerçek hayatta kadınları kucağında tutabilen erkek varmış gibi...
Dizleri kolları titreye titreye, abuk sabuk pozisyonda..
Neyse, konumuza dönelim.
Diyorum ki,
Şarap içerken de...
Yemek yerken, sohbet
ederken...
Müzik dinlerken de...
Her yerde...
Her şeyde...
Evet orada da...
Müzik kadar, ışık da önemlidir.
Gerçekten de şarabın tadı müziğine göre değişir. Ama ışığına göre de değişir.
Hele ikisi de bir aradaysa...
Yani müziğiyle uygun bir ışıkta içilen şarabın tadına doyum olmaz.
Bilmem anlatabildim mi?
Şarabın, şarabın!
Kaydınız yine...
Işığı ve müziği iyi ayarlayacaksın.
Hem şarap içerken hem ondan sonrası için...
Zaten ikisini de ayarlayamazsan ya işin zorlaşır ya da etkisi azalır, zevki küçülür.
Olur da, fosfos bir şey olur.
Tatsız-tuzsuz yemek gibi... Nasıl ki şarap insanı yavaş yavaş rahatlatırsa, ışık da onun elinden tutar.
Romantik olmayacaksak açık konuşayım, havaya sokar.
Daha da önemlisi, insanın kusurlarını örter. Rahatlatır.
Zira insanın iyi sevişmesi için kendisini beğenmesi gerekir. Kendine hayran olmayacak kadar ama...
Beğenecek, o kadar.
Mesela kadınlar en bakımlı oldukları günlerde...
Söyleyeyim mi?
Ne istediklerini...
Yani genelde istedikleri zaman bakım yaptırırlar ama bunun tersi de geçerlidir; bakım yaptırdıkları zaman da isterler...
Bir de iyi ışık varsa...
Kendine baktığı zaman ufak tefek kusurlarını örtecek, hoş bir fon yaratacak tonda biraz ışık...
Tavandan gelmeyecek mesela...
Başucu lambaları da olmaz. Çiğ kaçar. Belki onların üzerine bir şey örtebilirsiniz ama o da yanar manar...
Televizyon ışığı da olmaz. Mavi insanı ölü gibi gösterir.
Mum da kandırmasın sizi..
Romantik gibi görünür ama onun yarattığı gölgeler, bırakın kusur kapatmayı tam tersine olmayan hatları ortaya çıkarır.
Erkekler yanlış anlamasın, o kadar da değil!
Sakın öyle bir şeye kalkışmayın, ortaya eğri büğrü bir şey çıkar. Yani öyle görünür.
Yani “şahtı, şahbaz oldu” dedirtmeyin.
Işık dediğin...
Tavana ya da duvara yansıyacak, kısık olacak, beyaz olmayacak.
Ve sakın ha, kapanmayacak...
Müzik kadar ışık da önemli
Haberin Devamı

