Ne zaman ve nerede, “Çok mutluyuz, ona hâlâ âşığım” sözlerini duysam, döner bakarım.
“Hıh” derim. “Bunlar da gidici...”
İster miyim?
Hayır.
Ama giderler...
Yani biterler...
Normal değildir çünkü...
İki insanın aynı anda mutlu olmasından bahsediyorum.
Normal değildir.
Biri ötekine katlanıyordur.
Hatta birisi ötekine hep daha fazla katlanıyordur.
Daha da acayibi, o söyler bu sözleri...
“Biz mutluyuz”ları...
Halbuki ilişkide biri mutluyken diğeri mutsuzdur. Yani öyle olması gerekir.
E, öyle tabii...
Çünkü birinin istediği olurken ötekininki olmuyor demektir.
Hatta bir süre sonra, “Ben yapayım ama o yapmasın” arsızlığına kadar gider ilişkiler. İşte bu yüzden “Hâlâ...” ile başlayan cümlelere sinir olurum.
Çünkü yapmacık bulurum.
Yapmacık.
Böyle konuşanlar bir de el ele falan dolaşır. Sanki elini bıraksa öteki kaçacak...
Ne o öyle?
Sanki çok elini tutmaya ihtiyacı var. Çoktaaan arkasını dönüp uyumaya başlamış, dışarıda el ele...
Normal mi?
Flört hareketleridir bunlar...
Temaslar...
Dokunmalar...
Dans etmeler...
Çünkü dans ederken bir yerlerin, onun bir yerlerine değer falan...
İşte bu yüzden ne zaman, “Biz hâlâ...” ile başlayan cümle duysam döner bakarım.
Öyle dip dibe, mucuk mucuk ilişkilere inanmam.
Doğal değildir, doğru değildir.
Birinin elini çok tutarsan, bırakır bırakmaz kaçar...
(Güzel laf oldu...)
Tıpkı ünlü reklamcı Ali Taran ile eşi Selma Hanım’ın boşanmaları gibi...
Bundan daha 6 ay önce Ayşe Arman’a “Bir tek sevişirken çocuğumuzu yanımıza almıyoruz” demişler. Ne kadar mutlu olduklarını anlatmışlar...
Bir dakika yaa...
Nasıl yani?
Yani çok mu sevişiyorlarmış yoksa hiç mi sevişmiyorlarmış?
Çocuklarıyla ne alakası var?
Ali Bey; “Evlilik, çok güzel bir şey. Hâlâ her şeyi beraber yaparız biz. Bir tek sevişirken çocuğumuz yanımıza almıyoruz” demiş.
Çocuğa da yazık.
Ama sevişmeleriyle ne alakası var, hâlâ anlamadım. Selma Hanım da buna karşılık kocası için, “İyi bir âşıktır. İnanılmaz ilgilidir. Kollar, himaye eder, arar, sorar. Ve aldatmaz. Hâlâ çok hayranım ona” demişmiş.
İşte... Bu özelliklerde koca olur mu hiç?
Olsa olsa, iyi bir baba olur.
Ve heyhat, 6 ay sonra bakın ne olmuş?
Selma Hanım aynı koca için boşanma dilekçesinde işi yüzünden ailesine zaman ayıramadığını öne sürmüş.
Aslında Ali Bey normale dönmüş...
Ama gel de anlat...
E, gerçi ben biraz da Viagra kokusu alıyorum ama karıştırmayayım ortalığı hiç.
Zaten Viagra alanlar horluyormuş...
Viagra horlatsa ne olur ki? Hortlatsın yeter...
Viagra kullananlar horluyormuş... Çok da dertleriydi!
Onlar zaten horluyordur. Yani ilacı alsalar da almasalar da...
Yaş icabı...
Ama dedim ya, pek umurlarında olduğunu sanmıyorum.
Yaşlarından dolayı değil...
Onlar genellikle Viagra kullandıkları yerde uyumaz da ondan...
Orada uyumaya kalkanları da izliyoruz... Teker teker eve dönüyorlar...
Şöyle horul horul uyumak için...

