Motor erkekler

Şimdi de bunlardan türedi... Motor erkekler... Aslında hep vardı onlar ama galiba kadınlar yeni yeni fark ediyor. Ya da ne bileyim, belki de artık onlardan hoşlanmamaya başladılar...

Haberin Devamı

Şimdi de bunlardan türedi... Motor erkekler... Aslında hep vardı onlar ama galiba kadınlar yeni yeni fark ediyor. Ya da ne bileyim, belki de artık onlardan hoşlanmamaya başladılar...

Eskiden hoşlanıyorlar mıydı?

Henüz kategori oluşturmadan, pek önemsemiyorlardı diyelim...

Arada kaynıyorlardı veya kadınlar onlardan bir şeyler umut ediyordu. Ama artık çoğaldılar.

Kategorilerinin adı bile var: Motor erkekler...

Çapkın erkeklerden bahsetmiyorum. Motorlar onlardan farklı.

Nasıl anlatsam... Mesela kadın tavlamak gibi dertleri yok. Kadın seçmek gibi bir huyları da yok.

Sınırları, etikleri de...

Oysa çapkınlığın bir raconu vardır.

Ama bunlar...

Özelliklerini biraz daha açık anlatayım. Hepsi birbiriyle bağlantılı zaten.

“Tavlamak” gibi dertleri yok çünkü genellikle önlerine düşeni değerlendiriyorlar. İçip içip kiminle ne yaptığını bilmeden yani...

“Seçmiyorlar.” Bunlar, güzel-çirkin, iyi-kötü, görgülü-görgüsüz, bilgili-bilgisiz, uyumlu-uyumsuz ayrımı yapmıyor.

Evet; sınırları, etikleri de yok. Yani arkadaşının aşkı, aşkının arkadaşı, arkadaşının kardeşi, eski sevgilisi, eski sevgilisinin en yakın arkadaşı... Bunlar için fark etmiyor... Bir şey ifade etmiyor...

Evet bu kadar kötü bunlar...

Ama daha da kötüsü, bu kadar kötü olduklarını bilmiyorlar.

Kötüden kastım, motor işte...

Bu kadar motor bunlar...

Bugüne kadar da epey eğleniyorlardı. Ama sanırım artık onların da miadı doldu.

Deşifre oldular...

Elle gösteriliyorlar.

Arkalarından ne deniyor?

“Bırak ya onu. Motor o.”

*****

Fikret Hakan konuştu
Konuştu da, pek iyi konuşmadı. Rövanş almaya kalkışmış.

Her yerde başka bir lafı var.

İşte onlardan birkaçı...

- İmkânım olsa beraber olduğum bütün kadınları bir çuvala koyar, Sarayburnu’ndan aşağı bırakırdım.

Bir de o kadınlara sormak lazım Fikret Bey. Onlar size ne yaparlardı acaba? Gerçi yapacaklarını yapmışlar ama...

- Hümeyra ile yaşadıklarımdan sonra bana “Gaddar adam, kızın ağzını burnunu kırdı” dediler. Doğruydu, haksızdım. Fakat benden sonra Hümeyra dünyanın en iyi insanlarından bir ikisiyle evlendi ama onlardan da ayrıldı. Demek ki kabahat bende değilmiş.

Bu nasıl söz Fikret Bey. Haydi diyelim ki, Hümeyra Hanım huysuzun teki. Bu sizi haklı mı çıkarır? Bir daha düşünün lütfen. Ve bir daha konuşun. Mesela özür dileyin. Size bu yakışır. O zaman dilemediyseniz tabii...

- Sadri Alışık, Çolpan İlhan’ı elimden aldı.

Kimbilir belki Çolpan Hanım gitmiştir... Hı?

Bunu da bir daha düşünün.

Bir de, “Dede rolünden sıkıldık.” demişsiniz. “Çapkınlığa hâlâ devam ediyorum ve artık yeni kadınlara bakıyorum. Allah’a şükür hiçbir sakatlığım yok. Sağlığım da yerinde. Daha Viagra’ya başlamadım.”

Peki, başka bir rol önereyim size.

Andropozdaki huysuz bir adamı mesela...

DİĞER YENİ YAZILAR