Modern kadının ayıpları...

“Eskiden ne güzeldi değil mi. Kendimizi kandırabiliyor, başkalarına kanabiliyorduk.”

Haberin Devamı

“Eskiden ne güzeldi değil mi. Kendimizi kandırabiliyor, başkalarına kanabiliyorduk.”

- Nasıl yani?

- Yani bir erkek, “bana gidelim, şarap içer konuşuruz” dediği zaman gerçekten de öyle olacağını zannederdik. Ya da kendimizi kandırırdık.

- Eee?

- Ne ee’leyip duruyorsun? En azından bir hareket vardı. “Öyle yaptı, böyle dedi” diye oyalanıyorduk.

- Hı-ı?

- Hı’sı bu işte. Şimdi ne yapıyoruz?

- Ne yapıyoruz Ayla?

- Adam daha, “akşam ne yapıyorsun?” derken, “işim var” deyip kestirip atıyoruz.

- Doğru söylüyorsun. Ama dikkat edersen kestirip atmayacağımız birine de rastlamıyoruz.

- İşte ben de bunu söylüyorum sana. Eskiden adamdan hoşlanmasak da “hayır” demeye utanırdık. Ayıptı sanki...

Ayıptı sanki...

Eskiden...

Eskiden dediği 30’lu yaşlar...

“ŞARAP İÇER SONRA DA...”
Aynen söylediği gibi; o yaşlarda genç adam, “Şarap içip konuşalım biraz” dediği zaman genç kadın buna inanır.

Hele biraz da hoşlanıyorsa...

Öyle çok değil, birazcık bile beğeniyorsa, “tamam” der.

Bu “Tamam” iki taraf için de farklı anlamlar taşır.

Erkek tarafı için, “Evet oğlum, kuş kafese girdi. Aklını kullan, yanlış bir hareketle kızı kaçırma. Yavaş yavaş yaklaş” demektir.

Kadın tarafı için de... “Ayy... Ne güzel... Benimle konuşmak istiyor” dur.

Sonuç mu?

Anlatacağım...

Adam “benim eve gidelim” dedi ya, kadın orada biraz huzursuz olur.

Ama belli etmez.

Çünkü ayıptır sanki...

Yani, “hayır senin evine gelmem, tehlikeli olur” demek, “ben senin bildiğin kızlardan değilim” efekti yaratacaktır.

Ne o öyle? Aptal kadınlar gibi...

“Gelemeem... Bir şey yaparsın sonraaa...” mı diyeceksin?

Şehirli bir kız olarak o eve gidip gayet normalmiş gibi davranman gerekir.

“Erkek arkadaşın evine gitmekte ne var ki” havalarında...

Gitmek değil, gitmemek ayıptır adeta...

ÖNCE KOLUNU OMUZUNA ATAR
Sonra... Gidince yani...

Evet, konuşursunuz biraz.

Biraz ama... Derken genç adam ne yapıp edip yanınıza oturur.

Vee... Önce çaktırmadan kolunu omzunuza atar falan...

Orada da “dur” demek de, ayıptır sanki... Ne o öyle?

Böyle böyle, gerçekten istemediğiniz noktaya kadar gelinir. Artık ondan sonrası sizin “ayıp sanki” sınırınızın boyutuna göre değişir. Ama böyledir işte... Modern kadının kendine göre, biraz da nasıl ayarlayacağını bilmediği ayıpları vardır.

“Yaa adama o kadar kur yaptım, şimdi hayır demek ayıp olur sanki” tadında...

Buna benzer bir sürü durum yaşarlar. “Hayır” ın ayıp olacağını sandıkları durumlar.

Halbuki ne gerek var değil mi? Başından bilsek... Hani erkek geyikleri vardır ya...

“Abi, ne diye lafı dolandırıyoruz ki, kıza direkt soracaksın, ’sevişecek misin, sevişmeyecek misin?’diye...” (Aslında başka bir fiil kullanırlar da...)

Sonra da bu fikirlerine kahkahalarla gülerler... Onlara bile komik gelir bu fikir. Sonra öteki lafa karışır:

“Oğlum, yazılmış bunlar... Kızın seninle sevişip sevişmeyeceği... İyi mi, kötü mü olacağı... Hepsi yazılmış zaten. Ne merak ediyon ki?”

DİĞER YENİ YAZILAR