Mikoncan makarnası...

Haberin Devamı

Eveet...

Gelelim yemeğe...

“Sana yemek yapayım mı? Hem de kendi ellerimle...” erkeğini dün biraz olsun tanıdık değil mi?

Tavlama ikoncanları... (Bir harf eksikle...)

Mikoncan diyebiliriz bunlara, ne uğraşıyoruz ki...

Son numaraları dedik ya, eve yemeğe çağırmak...

Zaten sen bir kere “evet” dedin ya, “geleceğim” dedin ya, o bile yeter ama...

Ama yine de bonus kazanmak için iyi kötü bir yemek hazırlayacak artık...

Şimdi evde neler yapar bunlar onu anlatayım...

Bir kere geldiğinizde hiçbir şey hazır değildir...

Çünkü o saate kadar başka şeylerle uğraşmıştır o.

Nelerle mi?

Önce salonu, banyoyu ve en son yatak odasını dedektör gibi tarar... Ortalıkta yanlış bir şey kalmasın diye...

Bu yanlış şey, ille de bir başka kadına ait eşya demek değildir. Bir CD, bir dergi, bir peçete dahi olabilir...

Sonra duşa girer, dişini fırçalar falan...

Telefonunu başka bir odaya koyar. Çalarsa gidip oradan konuşsun diye...

Veya sessize alır, gidip arada bir kontrol eder.

Bunların favori yemeği makarnadır.

E, zeytinyağlı dolma saracak halleri yok tabii...

Sararmış!

Hem de kendi elleriyle..

Öylesinden de kaçacaksın.

Çiğ köfteciler vardır bir de...

Ama onu çoğunlukla kalabalık arkadaş grupları için yaparlar...

Zaten de öyle yapsınlar...

Yoksa düşünsene eve gitmişsin, adam İbrahim Tatlıses gibi çiğ köfte yoğuruyor.

Kelimesi bile iğrenç: Yoğurmak!

Biz makarnadan devam edelim.

Evet gittiğinde makarnanın suyunu ocağa yeni koymaktadır.

Mutfak tezgâhının üzeri açılmamış market torbaları ve paketlerle doludur.

Bu durum karşısında kadınlar tepkilerine göre ikiye ayrılır:

Mutfağı derleyip toparlayıp yemeği de yapanlar ve kılını bile kıpırdatmayanlar...

Hangisi kazanır peki?

Fark etmez. İkisinin de sonu aynıdır!

Heh heh hee...

Güzel soruymuş bir daha soracağım:

Hangisi kazanır peki?

Erkek.

Bir daha:

Hangisi kazanır peki?

Hiçbiri...

Son kez soruyorum: İbrahim Sadrigiller’in cevabıyla...

Hangisi kazanır peki?

Aşk...

Olursa tabii!!!

Neyse biz geceye dönelim.

Mikoncanların şarap kadehleri trendy’dir. Öyle otel işi değildir en azından...

Müzik zevkleri de vardır demiştim ya...

Makarna, şarap, müzik, sohbet...

Bakın dikkat ederseniz buraları hızlı geçiyorum...

Yemekten sonra kanepeye yan yana oturulur...

Dırın dırın...

Bundan sonrası bildiğiniz gibi...

Ya dansa kaldırır ki bunlar diğerlerinden biraz daha fazla çapkındır..

Ya diz dize değdirerekten temas falan...

Ya da, “Senin sorunun hallettik, gelelim benimkine...” edasıyla direkt kolundan tuttuğu gibi yatak odasına...

Ne farkı kaldı diğer adamlardan ve durumlardan diyeceksiniz.

Çok da haklısınız.

Hiç farkı yoktur.

Ne olacak? Kuş mu konduracak?

Yoo...

Ama fazladan mikoncan makarnası yemiş olursunuz...

DİĞER YENİ YAZILAR