Hani geçenlerde kedili bir yazı yazmıştım... “Ağaçta kalan bir kediyi indirmek için ne yaparsınız?” diye...
Hatta abartıp “indirme yönteminiz ilişkinizi yansıtır” da demiştim, hatırladınız mı?
“Ağaca tırmanırsanız sizden çok iyi hissiz adam” olur.
Merdiven dayayıp tırmanırsanız, genç yaşta evlenirsiniz.
“Gel pisi pisi” diye seslenirseniz, üzgünüm ama çook beklersiniz.
Dişi bir kedi getirirseniz, kadınlarla arkadaşlıktan öteye geçemezsiniz.
“İtfaiyeyi çağırırsanız, sürekli nişanlanıp nişanlanıp ayrılırsınız...” diye..
Belki biraz bayat olacak ama dayanamadım yine...
Bu yazıya gelen mail’lere bir dalayım diyorum...
Ama bakın, yaratıcılıkları dalınmayacak gibi değil:
* “Kediye doğru bakıp hafif gülümser, yolunuza devam edersiniz. Kedi peşinizden koşar. D.”
Nasıl bir “hafif” gülümsemeyse! Saçmalama yahu! Hangi kedi hafif gülümsemeye peşinden geliyor?
* “Ağaçtaki kedi sarışınsa kesinlikle kurtarmam. (Şaka tabii...)”
Tabii... Çünkü esmerse inince sana verecek kalbini! (şaka tabii!)
* “Ağaca bıçakla çentikler atar, kediyi kıl edersiniz. Papatya falı açtırıp, sevsem mi sevmesem mi med/cezirleri yaşatırsınız.”
O arada kedi üstüne bir takım elbise diker haberin olmaz o ayrı!
* “Uzun bir sopayı ağacın gölgesinden kediye uzatıp kurtarırsınız. Zaten bazı kızlar yardımsever modüllü erkekleri sever. Hatta bu kızlar kendilerinin hiç tuvalete gitmediklerini bile düşünürler.”
Kedi de her sopaya gelir çünkü! Tuvalette iken herkes eşittir biliyorsun; krallar ve kraliçeler bile... Ama erkeklerin tuvalet edebiyatına benim diyen klasikçi bile yetişemez!
* “Ağaca dört, beş kişi çıkarsınız. Kedi bunalıma girer. Siz de özgüveninizi kaybedersiniz. Veya ağacı sallarsınız, kedi yaka paça iner, siz de kızlara karşı haşin erkek olursunuz.”
Bakın şimdi, bu adamın düzgün ilişki kurma şansı kaçta kaç sizce? Ya grup yapıyo ya da yaka paça indiriyor...
* “Ağaçtaki kedi siz olursanız varız yoksa karışmayız DÖSDAD.”
Bu DÖSDAD’ın ne olduğunu sormaya korkuyorum...
* “Ağaca çıkan erkek kediye de alındınız ya... Aylardan mart olunca, içinde bulunduğu sorunları bilmek daha iyi olmaz mıydı? Yalnız kedi için söylüyorum; yanlış anlaşılmasın ama!”
O da ağaçtan inince hayatın gerçekleriyle baş başa kalıyordur, merak etme sen!
* “Masum kedi için ciğerciye gider ciğer alırdım. Kedinin görebileceği bir yerde durur, üç defa ‘gel pisi pisi’ derdim. Baktım gelmedi bu defa da, ‘gel güzel kedim’ derdim. ‘Siz ulaşamadığınız ciğere mundar dersiniz, bak ben kendim sana ciğer getirdim. Aşağıya in afiyetle ye.’ Baktım inmiyor eve gider mangalda ciğer kebabı yapar afiyetle yerdim. Babamın adı Hıdır elimden gelen budur.”
Bak sonunda nasıl sapıttı. Tam da “Hıh işte normal erkek” diyecekken...
* “Ben de kardeşimin oyuncak pelüş köpeğini alıp, uzun bi sırığın ucuna bağladım... Kediye doğru uzattım. Kedi önce 2 m. yandaki ağaca atladı, oradan da süratle aşağı inip yok oldu... Şimdi; acaba ben ne iş yapabilirim?????”
Ne iş yapacağını bilemem ama dublör kullanırsan bütün kadınları kaçıracağın kesin.
Yaa...
Şimdi anladınız mı ilişkilerin neden doğru düzgün başlayıp, bitmediğini...
Kedi, kedi olalı...
Haberin Devamı

