Kazanırsam ben seni kaybedersem sen beni...

Haberin Devamı

Bırakmam peşini... Yakaladım, bırakmam. Aranızdan tek tük, “Birlikte eğleniriz biz, ne var bunda? Aşk budur” diyenler çıksa da görüyorum ve biliyorum ki, işin aslı öyle değil.

Çoğunluk böyle yaşamaz.

Zaten aslında ve genelde erkekler, eşleri ve sevgilileriyle (yeni değilse) birlikte eğlenmeyi pek sevmez...

Nedense!

“Birlikte” den kastım iki başlarına... Yani yanlarında kimse olmadan.

Mesela tavla oynamazlar...

Ama kızı tavlamadan önce oynarlar, hem de nasıl...

“Kaybedersem sen beni, sen kaybedersen ben seni...” diye.

Yani öpmesine...

Ama sonradan biraz eskiyince, “Hadi oynayalım” dersin, kılını kıpırdatmaz.

İddiası mı kalmamıştır, canı mı istemez, onu bilemem.

Sonuç olarak oynamaz.

Ve tam o sırada bir erkek arkadaşı gelir mesela, “Hadi len, alayım boyunun ölçüsünü” der ve tavla oynamaya başlarlar.

Sen böyle kalakalırsın.

Yalan mı?

Değil.

Tavlayı geçtim, “Hadi vakit geçirmek için bezik oynayalım” desen, (Sahi, bezik oynayan kaldı mı?) iki cevaptan birini verir: “Hayır” ya da “Bilmiyorum ki...”

“Gel öğreteyim” desen...

“Hadi öğret” diyen erkeklerin oranı, kaba bir hesapla sanırım yüzde 1 falandır...

100 erkekten 1’i...

O da kime denk gelir bilemem.

Nerede yaşar, ne yer, ne içerler onu da bilmiyorum.

Bezik bilip, “hadi” deyince oynayanlar, aynı zamanda sevişirler mi, onu hiç bilmiyorum.

Onu da yapıyorlarsa, var ya... Kim bilir, belki kendileri bile korunuyorlardır...

SIRF GICIKLIK OLSUN DİYE...

Hadi onları da geçelim, “Birlikte maç seyredelim” desen, onu da istemezler...

İstemek bir tarafa, kâbusu olursun.

İnanmıyorsanız bir deneyin.

Hatta inanıyorsanız da deneyin.

Gelin hep birlikte deneyelim. Biraz huzurlarını kaçıralım.

Niye mi?

Sırf gıcıklık olsun diye...

Eğlenelim biraz diye...

“Hayatım, bu hafta seninle birlikte maç seyretmek istiyorum. Öyle güzel eğleniyorsunuz ki, ben de katılmak istiyorum. Hem birlikte oluruz.”

Aynen bunları söyleyin.

Sonra da seyredin.

Suratındaki ifadeyi, kem küm edişini...

Öyle birdenbire “Hayır” diyemez.

Ne diyecek? Ne yapacak?

Aklıma bir şey daha geldi. Diyorum ki, içlerine biraz da korku düşürelim:

“Eğer hoşlanırsam, artık her hafta birlikte seyrederiz” deyin.

Ne kaybedersiniz?

Ya, ben aslında bambaşka birşey yazacaktım; eşsiz gidilen davetlerde b.kunu çıkaranlara ne olur? Başlarına ne gelir? Nereye kadar gidebilirler falan...

Ne olur yani?

Sapıtır mı?

Bunları yazacacaktım.

Yarın yazayım bari...

DİĞER YENİ YAZILAR