Kadınlar neden “hayır” der?

Haberin Devamı

Bir kadının kalbini kazanmak çok basittir” dediysem o kadar da değil. Ufacık jestlerle, hemen oracıkta, üç saniyede etkileyebilirsin onu.
Ama bazen de...
Tuttu mu tutar...
Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın.
“Ağzınla kuş tutana kadar, iki işin ucundan tut da bir işe yara...” deyiverir.
Der.
Hele 40 civarındaysa hiç utanmaz, der. Onu demezse, “hadi canım, boşuna uğraşma” der.
İkincisi daha iyi galiba...
Yani bir kadın, aslında dedim ya, ilk üç saniye içinde kararını verir. Bir erkeğe kalbini verip vermeme kararını...
Ve o karardan kolay kolay vazgeçmez. Hatta hiç vazgeçmez.
Nedir kararı?
Onunla birlikte olmak mı? Ne yapar eder, olur. Tek gecelik bile olsa...
Yok, birlikte olmamak mı? O zaman, işte o zaman öyle çok bahane bulur ki...
Siz bile, terslenmeye hazır siz bile, şaşırırsınız.
Bugün konumuz, kadınların kalplerini vermemek için buldukları bahaneler...
Böylece kalp alma-verme konusunu kapatacağız umarım.
Niye mi?
Bahane çook...
Kadınlar bu bahaneleri bazen size bazen de sadece kendilerine söylerler. Şimdi ben yine “kalbini vermez” demeyeyim de yerine (...) koyayım.
Saf bi adam olduğunu anlarlarsa, namusluyum ayağına süründürür...
Arkadaş ayağına yatar (...).
Kankinle birlikte olmuştur, (...).
Paran yoktur (...).
İşin yoktur (...).
İşin çoktur, ilgilenmezsin (...).
İyi davranırsın (...).
Fazla üstüne düşersin (...).
İçirmezsen (...).
Fazla içirirsin gene (...).
Eski erkek arkadaşını hatırlar, esir alır (...).
İstemezse (...).
Hastadır (...).
Ustadır (...).
İlk gün (...).
Ev kalabalıksa (...) -öyle arka odada falan kasar-
Bodrum’dayız (...).
Ayaküstü (...).
Yağmur yağar, (...).
Sular akmaz, hiç (...).
Deprem olur, korkar, (...).
“Annemler gelcek” der, (...).
“Annenler gelcek” der, (...).
“Göbeğin var” der, (...), eritsen de (...).
“O buna verdi; ben bu salağa vermem ” der, (...).
Ailecek tanışıyorsunuzdur, (...).
İçine abuk bi çamaşır giymiştir, rezil olacağım diye (...).
Burcunu beğenmez, (...).
Kendini sever, (...).
Kaşardır, (...).
Köy kızıdır, (...).
Özel olmazsa (...).
Aramazsın, aramazsın, icap edince ararsın: Anlarsa hayatta (...).
“Arkadaşıma yazılıyorsun.” der, (...).
“Niye aramadın?” der, (...).
Güldürmezsen (...).
Güldürürsün “yavşak” der, (...).
HHH
Artık bu bahanelere ister inan, ister inanma...
Bana sorarsan, “İnanma” derim.
Hem inanma hem de ısrar etme. Sana kalbini vermemeye karar vermiş bir kadını kandıramazsın.
İkna da edemezsin.
Tek çaren var, yani çok istiyorsan.
Bekleyeceksin.
Neyi?
Zayıf anını...
Yani...
Söyler miyim yahu?
Beni hiç tanımamışsınız...

DİĞER YENİ YAZILAR