Kadın hastalanınca...

Haberin Devamı

Eveet...

Yavaş yavaş “bizim” konulara girmeye başlayalım.

Konumuz, aynen anladığınız gibi; kadın hastalanınca...

Yani ciddilerinden, ciddi ve önemli hastalıklardan söz etmiyorum tabii ki...

Rutin olanlardan da değil...

Zaten o rutin olanına ne erkek ne de kadın alışır.

Yani ne kadın, “ya kusura bakma, biliyorsun bugünlerde biraz sinirli oluyorum, idare et” der ne de erkek, “ya, doğru ya, o günlerdeyiz. İdare edeyim bari” der.

Birlikte yaşadıkları bininci ay olsa mutlaka o günlerde bir kavga çıkar.

Ne enterasandır ki, kadınlar da neredeyse 40’ından sonra o günlerde sıkıntılı olduklarını anca anlar.

Zaten ondan sonra da önlerinde 5-6 sene kalır...

O da kocalarının aldatma dönemine rastlarsa... Yok canım, kadınlara rahat yok!

TADI KAÇAR...

Bu neye benzer biliyor musunuz?

Tıpkı bahar aylarında ne giyileceğinin bilinmemesine...

Her bahar, “bu havada da ne giyeceğim” diye sorulur mu?

Sorulur.

Yahu, 35 yaşında olsan, 35 bahar yaşamışsın demektir. Hâlâ öğrenip bir çözüm bulamadın mı?

Açık ayakkabı mı, kışlık mı?

Sanki arası yok.

Kazak mı, tişört mü?

Sanki onun da arası yok.

Normal ayakkabı giy, gömlek ya da tişört ve bir de hırka...

İşte bu.

Ne alakası var bunun konumuzla? Hiç ama hiç alakası yok...

Konumuz kadın hastalanıncaydı.

Yani mesela kadının midesi bozulmuş, üşütmüş veya ne bileyim, migreni tutmuş.

Adam ne yapar?

Evdeki veya dışarıdaki adam...

Yani koca veya sevgili...

Ne yapar?

Söyleyeyim, tek kelimeyle tadı kaçar...

DANALIK SINAVI

Düşünsenize, dikkatler onun üzerinden çekileceği gibi, o başkasıyla ilgilenmek zorunda kalacak!

Ne felaket!

Hem tadı kaçar hem de kaçacak delik arar.

Yani bir şey olsa da kaçabilse...

En arsızından değilse, “ben dışarı çıkıyorum” demez. Ki bunların da sayısı hiç az değil ama şimdilik bunları es geçelim.

Kaçamayan erkeklere dönelim.

Bu onun için çok can sıkıcı bir durumdur.

Mecburen de olsa kadına ilgi göstermek zorundadır. İlgi dediysem başında durup, ona çorba yapar anlamında değil ha!

Nerdeee!

Ama bunları yapmış gibi görünmesi gerekir.

Zira bu, onun ‘dana’ olup olmadığını gösteren sınav olacaktır.

Başına gelecekleri bilir çünkü...

Yarın, öbür gün kadın intikamını mutlaka alacaktır.

Yalnızken neyse ama bir gün herkesin içinde...

Ne kadar dana olduğunu anlatıverir.

ELBET ELİNE DÜŞERSİN

Kendisinin ya da karısının onun dana olduğunu bilmesinde bir sakınca yoktur.

Ama başkaları...

Başkaları onu mükemmel sanmalıdır.

İşte bu yüzden;

Yanına gelir ve yarım ağız, “iyi misin? Bir şey istiyor musun?” diye sorar.

Sen de onun bu samimiyetsizliğine alınıp, zaten hastasın ya, “yok, sağol” dersin.

Hiç ısrar etmez.

“Tamam o zaman, sen biraz uyu” der ve gider.

Televizyon seyreder.

Arada bir gelip bakar, iyileştiysen “ne yiyeceğiz?” diye sormak için!

Bunun istisnası çok azdır.

Hele hele mesele kürtajsa...

Üf, üf, üfff...

Kadınla birlikte kürtaja gitmek onlar için şu anlamı taşır:

“Ben ‘dana’yım. Ve oradaki herkes bunu bilecek.”

Ama...

Hiçbir kadın bu anları unutmaz.

Bir, iki veya üç kez anlayış gösterebilir.

Sonra...

Elbet eline düşersiniz...

DİĞER YENİ YAZILAR