Ben de buna taktım.
Herkes kendini iyi sanır ya...
Mesela şöyle bir durum olur:
Birinden hoşlanmışsın, işe bak ki o da seni beğenmiş.
Hem de aynı anda!
Bu da çok önemlidir ya! Aynı anda olacak! Biri önce, öteki sonra olsa olmaz sanki! Ben bu konuyu yazmış mıydım? Bir bakayım da, yazmadıysam şu “hem de aynı anda” meselesini biraz kurcalayalım...
Neyse hoşlanmışsınız ama daha tanımıyorsunuz birbirinizi...
Yemeğe çıkmışsınız, konuşuyorsunuz..
Sen kendinden bahsediyorsun, “Ben çok göstermem ama aslında biraz fazla hassasım galiba” falan diye...
Daha da kötüsü, mesela o senden bahsediyor aynı cümlelerle..
“Sen göstermiyorsun ama aslında hassas bir insansın...”
Ha sen söylemişsin, ha o söylemiş, fark etmez...
O anda kendini gerçekten de hassas bir insan sanırsın.
Havalara bile girersin.
Hassas insan havalarına...
Suratında masum bir ifade, hafif gülümseyerek, iyi bakarak falan... Boşluğa doğru.
Sanki hassas insanlar boşluğa bakar da!
Yaptığın bütün domuzlukları bir anda unutursun. Bütün o kalp kırmalarını, insanları azarlayışını, yaptığın dedikoduları, annene avaz avaz bağırmalarını vs...
Sanki hiiç yapmadın.
Onları yapan sen değildin çünkü!
Hassasmış!
Neyin hassas be senin?
Ama laf ağızdan çıktı bir kere...
“Sen hassasın” dendi ya, bu da iyi bir şey ya, öyle zannedersin kendini...
Ve hatta belki bir süre hassas bile olursun.
Bir süre!!! Fazla değil.
Ya da sadece onun yanında...
Hani biri senin için “Aa... O çok iyi biri” dediğinde de aynısı olur artık onun yanında kötü olamazsın...
Mecburen kibar falan davranırsın..
İşte öyle bir şey...
Şimdi...
Bunlardan da kötü bir durum daha vardır hayatta...
Yine çıkmışsınız yemeğe...
Adamla ya da kadınla...
Sana anlamlı anlamlı bakarak...
“Ben seni tanıyorum zaten” der.
Yani “Kendini anlatmana gerek bile yok, ben insan sarrafıyım ya, bir bakışta bu insan iyi mi kötü mü anlarım, sen de iyisin ve ben bu yüzden seninleyim” demektir bu.
İşte burada da aynı yüz ifadesi yerleşiverir suratına...
O, boşluğa doğru baktığın salak ifade var ya, o..
Hani kendini iyi sandığın...
Hatta eve gelir gelmez arkadaşını arayıp bir de ona anlatırsın, biraz kendini övmek biraz da övüldüğünü göstermek için...
Arkadaşın arkadaşsa, aranızda şöyle bir konuşma geçer:
“Bana Seni zaten tanıyorum bendediiii...”
“Nasıl yani?”
“Yani iyi manada...”
“Ha, karıştırdığın haltları bilmiyor yani? Hani çatır çatır...”
“Sus be!”
İşte o anda birden aslında iyi olmadığın aklına gelir. Pis pis gülmeye başlarsın...
“İyi be! Ne var?”
“Daha ne olacak? Hatırlatayım istersen tek tek...”
“Ne var? Sonuçta iyi bir insan değil miyim?”
“İyi insan mı?”
Çok eskidendi o, çoook eskiden.
Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Kimse bize ihanet etmemiş
Biz kimseyi aldatmamışken
Hani biz kimseye küsmemiş
Hani hiç kimse ölmemişken
Eskidendi, çok eskiden
İyi insan diye birşey var mı?
Haberin Devamı

